menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI, HUKUK, AHLAK VE ETİK ÜZERİNE!

10 5
24.03.2025

“Dostlara Adil Davranılır, Düşmana Kanun Uygulanır”

Thebai’de krallığı paylaşamayan Antigone’nun kardeşleri Eteokles ile Polyneikes birbirleriyle girdikleri savaş sonunda ölürler. Bu aşamada tahta çıkan Kreon, Eteokles’in yurdunu savunurken öldüğünü, o nedenle kahraman olduğunu ilan ederek onun için görkemli bir cenaze töreni hazırlar. Polyneikes’in ise yabancılarla işbirliği yaparak yurduna saldırdığını, o nedenle hain olduğunu, gömülmeyeceğini, mezarsız kalacağını, bu suretle kurda kuşa yem olacağını, onu kim gömmeye kalkışacak olur ise ölümle cezalandırılacağını buyurur.

Antigone Kreon’un bu emrine karşı çıkar ve kardeşi Polyneikes’i gömer. Bu eylemi sonrasında Antigone suçlu sıfatıyla kral Kreon’un huzuruna getirilir ve aşağıdaki sorgulama başlar:

Kreon: Neden emrime karşı geldin? Emrimin ne olduğunu bilmiyor muydun?

Antigone: Biliyordum. Nasıl bilmem? Herkese ilan edildi.

Kreon: Demek buna rağmen benim emrime karşı koymaya cesaret ettin.

Antigone: Bana emir veren Zeus değildi. Hades’te hüküm süren Dike de biz fanilere böyle bir emir vermemiştir. Senin emirlerinde, insan sözlerini Tanrıların yazılmamış, değişmez kanunlarından daha üstün yapacak bir kudret bulunduğunu zannetmiyorum. Çünkü bu kanunlar dün ve bugün yaşamıyorlar, bunlar ezelden beri hep vardırlar ve ne zamandan beri var olduklarını da bilen yoktur.

Kreon: Thebai’liler arasında bunu böyle düşünen yalnız sensin.

Antigone: Herkes böyle düşünüyor, fakat korkudan konuşamıyorlar.

Kreon: Herkesten ayrı düşündüğün için utanmıyor musun?

Antigone: Öz kardeşime saygı göstermekte utanılacak ne var?

Kreon: Onunla dövüşüp ölen de kardeşin değil miydi?

Antigone: Öz kardeşimdi.

Kreon: Diğerine gösterdiğin ilgiden dolayı günah işlemiyor musun?

Antigone: Mezarında yatan ölü hükmünü böyle vermeyecektir.

Kreon: Ama sen bir günahkara karşı aynı ilgiyi gösteriyorsun.

Antigone: O bir köle değildi.

Kreon: Birinin koruduğu bu ülkeyi diğeri harap ediyordu.

Antigone: Olsun. Hades her ikisine de aynı mezar hakkını tanır.

Kreon: Ama orada iyi insan kötü insanla aynı muameleyi görmek istemez.

Antigone: Ölüm diyarında böyle bir kural olduğunu bana kim söyleyebilir?

Kreon: Düşmanımız bizim için asla, hatta ölümünden sonra dahi dost değildir.

Antigone: Ben dünyaya kini değil, sevgiyi paylaşmaya geldim.

Bu satırlar, okuyanlarınızın çok iyi bildiği veya anımsayacağı üzere Sophokles’in, ‘Antigone’ isimli eserinden bir bölüm. Antigone ile yazmaya başlamamın nedeni, Antigone’un hukukun oluşturulmasında ve uygulanmasında, ahlak, etik ve doğal hakların anlamını, işlevini ve önemini ortaya koyan iyi bir örnek olmasıdır.

Sivil itaatsizliğin tarihin yazımladığı belki de ilk örneği olan Antigone’da birbiriyle çatışan iki ayrı hukuk vardır. Bir yanda Antigone’un dayandığı doğal hukuk, yani bugün bizim insan hakları dediğimiz, kaynağını etikten, ahlaktan, vicdandan alan, evrensel değerlerle daha çok örtüşen hukuk, diğer yanda Kreon’un dayandığı ve temsil ettiği egemenin hukuku, yani hikmet-i hükümet.

Peki hukuk nedir ve nasıl doğmuştur? Tarihçi Hukuk Okulu’nun iddia ettiği gibi hukuku, halkın ruhu, milletin vicdanı mı doğurmuştur? Yoksa hukuk Sosyolojik Hukuk Okulları’nın ileri sürdüğü üzere toplum hayatının bir ürünü müdür? Ya da pozitivistlerin savunduğu gibi aklın merkeze konulması sonucu ortaya çıkan bir sonuç mudur? Veya Locke’un sözleşme kuramında ileri sürdüğü şey midir, yani bir güven ve özgürlük değiş tokuşu mudur? Ve nihayet formalist kuramlar bağlamında hukuk en güçlü olanın iradesi midir?

Amacım bu soruların yanıtını aramak, bu yanıtı ararken kimi felsefi tartışmaların içine girmek değil elbette. Amacım sadece ve geçmişteki bütün zamanlarda ve hemen her toplumda ister egemenin iradesinin ürünü olsun, ister halkın ruhundan........

© Hukuki Haber