menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEHİL VESİKASI VE İCRANIN GERİ BIRAKILMASI KARARI SONRASI, KARAR ÖNCESİ SATIŞI İSTENİLEN TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ HACZİN DURUMU

28 20
15.02.2026

İlamlı icra takiplerinde borçlunun kanun yoluna (istinaf veya temyiz) başvurması kural olarak takibi durdurmamaktadır. Ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca, borçlunun teminat göstererek icra mahkemesinden “icranın geri bırakılması” (tehir-i icra) kararı alması mümkündür. İşbu çalışma, mehil vesikası alınması ve akabinde icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı getirilmesi durumunda, karar öncesi satışı istenilen taşınmaz üzerindeki haczin hukuki durumunu; yargı kararları ve doktrin çerçevesinde sistematik olarak ele almaktadır.

İncelenen yargı kararları doğrultusunda, mehil vesikası alınması ve akabinde icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı getirilmesi durumunda, daha önce konulmuş hacizlerin (satışı istenilen taşınmazlar dahil) akıbeti konusunda Yargıtay dairelerinin içtihatlarında zamanla bir değişim yaşandığı ve iki farklı yaklaşımın bulunduğu tespit edilmiştir.

II. HACİZLERİN KALKMAYACAĞI VE TAKİBİN OLDUĞU YERDE DURACAĞI YÖNÜNDEKİ GÖRÜŞ (GELENEKSEL YAKLAŞIM)

İncelenen birçok kararda, İİK’nın 36. maddesi uyarınca verilen mehil vesikası ve sonrasında sunulan icranın geri bırakılması kararının, icra takibini sadece “olduğu yerde durduracağı” ve daha önce yapılmış hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir.

Genel ilke; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2014/12476, E. 2015/16063, E. 2014/12456) ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (E. 2007/13557, E. 2014/1283, E. 2013/31267) kararlarında şu şekilde ifade edilmektedir: Mehil vesikası verilmesi ve tehiri icra kararının sunulması, takibi durdurur ancak karardan önce uygulanan haciz işlemlerini ortadan kaldırmaz.

2. Taşınmaz ve Satış Talebi Bağlamı

Bu görüşe göre, icranın geri bırakılması kararından önce satışı istenilen taşınmaz üzerindeki haciz, karar sonrasında da geçerliliğini korur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2014/6930 sayılı kararında, icranın geri bırakılması kararlarının henüz kesinleşmediği aşamada hacizlerin kalkmadığı, bu nedenle satış bedelinden pay ayrılamayacağı veya sıra cetveline itirazda hukuki yarar bulunmadığı belirtilerek, hacizlerin ancak kararın kesinleşmesiyle kalkacağı vurgulanmıştır.

3. Teminatın Niteliği

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2013/13734 ve 2013/9479 sayılı kararlarında, yatırılan teminatın ödeme yerine geçmediği, alacaklının muhtemel zararlarına karşı alındığı, bu sebeple hacizlerin fekkinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

III. TEMİNATIN BORCU KARŞILAMASI HALİNDE HACİZLERİN KALDIRILMASI GEREKTİĞİ YÖNÜNDEKİ GÖRÜŞ (GÜNCEL / DEĞİŞEN İÇTİHAT)

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ve kısmen 8. Hukuk Dairesi’nin daha sonraki tarihli kararlarında, borcun tamamının depo edilmesi veya teminat mektubu ile karşılanması durumunda, mevcut hacizlerin “aşkın” (gereksiz/fazla) hale geleceği gerekçesiyle kaldırılması gerektiği yönünde içtihat değişikliğine gidildiği görülmektedir.

1. İçtihat Değişikliğinin Açık Vurgusu

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2015/18632 sayılı kararında, dairenin içtihat değişikliğine giderek; borcun tamamının icra dairesine tehiri icra kararı getirmek üzere teminat amaçlı depo edilmesi halinde, takip dosyasındaki hacizlerin kaldırılması ilkesini benimsediği açıkça belirtilmiştir.

2. Aşkın Haciz İlkesi (İİK m. 85)

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (E. 2018/2636, E. 2018/6293, E. 2022/13055, E. 2015/29201) ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2014/17492) kararlarında; borçlu tarafından yatırılan teminatın dosya alacağını tüm fer’ileriyle karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği ve hacizlerin devam etmesinin İİK’nın 85. maddesiyle bağdaşmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Sonuç olarak bu görüşe göre; mehil vesikası alınırken dosya borcunun tamamını karşılayan bir teminat sunulmuşsa, icranın geri bırakılması kararından önce konulmuş olsa dahi (satışı istenilen taşınmaz üzerindeki hacizler de dahil olmak üzere) hacizlerin talep üzerine kaldırılması gerekmektedir.

3. İkincil Kaynaklardan Destekleyici Bulgular

Aşağıdaki kararlar, ana metinlerdeki bilgileri destekleyici nitelikte olup ikincil kaynak olarak sunulmuştur:

- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi-2022/12294: Teminatın alacağı tüm fer’ileriyle karşılaması durumunda hacizlerin aşkın hale geldiği ve kaldırılması gerektiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının onandığı, bu durumun güncel uygulamada geçerli olduğu görülmüştür.

- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi-2016/7951: Tehiri icra kararı üzerine takip durmuş olsa bile, borcun tamamı depo edildiğinde hacizlerin aşkın hale geleceği ve kaldırılması gerektiği teyit edilmiştir.

- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2019/3752: Zamanaşımı nedeniyle verilen icranın geri bırakılması kararlarının kesinleşmesiyle hacizlerin geçerliliğinin ortadan kalktığı belirtilmiştir.

IV. İCRANIN GERİ BIRAKILMASI KARARININ TÜRÜNE GÖRE AYRIM (İİK 33/a ve İİK 71)

Soruya konu “icranın geri bırakılması” kavramı, temyiz aşamasındaki tehiri icra (İİK 36) dışında, zamanaşımı gibi nedenlerle (İİK 33/a) verilen kararları da kapsıyorsa durum farklılık göstermektedir.

Zamanaşımı Nedeniyle Geri Bırakma

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (E. 2014/25014, E. 2015/5973) ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (E. 2014/6930) kararlarına göre; İİK 33/a uyarınca verilen icranın geri bırakılması kararı, hacizleri kendiliğinden kaldırmaz. Alacaklının 7 gün içinde dava açma hakkı saklıdır. Hacizler ancak bu sürenin dava açılmadan geçirilmesi veya davanın reddedilmesi ve kararın kesinleşmesi durumunda kalkar.

V. DOKTRİNDEKİ GÖRÜŞLER VE SİSTEMATİK AÇIKLAMALAR

1. İcranın Geri Bırakılması Kararının Mevcut Hacizlere Etkisi

İcranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için borçlunun, dosya borcunu karşılayacak miktarda bir teminatı icra dairesine sunması gerekmektedir. Bu teminatın yatırılması ve akabinde icranın geri bırakılması kararının getirilmesi durumunda, daha önce konulmuş hacizlerin durumu doktrin ve Yargıtay kararlarında tartışılmıştır.

Güncel literatür ve Yargıtay içtihatları, borçlunun borcun tamamını karşılayacak teminatı yatırması nedeniyle, malvarlığı üzerindeki diğer hacizlerin “aşkın” (gereğinden fazla) hale geleceğini ve kaldırılması gerektiğini kabul etmektedir.

Aslı Özsoy Ergan (2023), bu durumu şu şekilde açıklamaktadır:

"Borçlunun mallarına haciz konulduktan sonra, icranın geri bırakılması kararı icra dairesine verildiğinde, borçlunun mal varlığına konulan hacizlerin aşkın hale geleceğinden, icra müdürü........

© Hukuki Haber