ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN ŞİRKETLE İŞLEM YAPMA YASAĞI VE İSTİSNALARI
TTK m. 395 Çerçevesinde Bir İnceleme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu[1] (TTK), anonim şirketlerin yönetimi ve temsili bakımından yönetim kurulunu temel organ olarak belirlemiştir. TTK m. 365 uyarınca anonim şirketin yönetimi ve temsili yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu üyeleri, bu görevlerini yerine getirirken kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan çeşitli yükümlülüklere tabidir. Bu yükümlülüklerden biri de, bağlılık (sadakat) yükümlülüğünün özel bir görünümü olarak düzenlenen şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağıdır.
TTK m. 395 hükmü, yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma yasağını ve şirkete borçlanma yasağını birlikte düzenlemektedir. Bu düzenlemenin temel amacı, yönetim kurulu üyelerinin şirket üzerindeki yönetim ve temsil yetkilerini kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmalarını önlemek ve olası menfaat çatışmalarının önüne geçmektir.[2] Kanun koyucu bu yasağı mutlak bir biçimde değil, belirli istisnalar öngörerek düzenlemiştir. Bu çalışmada söz konusu yasak ve istisnaları, öğreti görüşleri ve Yargıtay kararları ışığında incelenecektir.
I. ŞİRKETLE İŞLEM YAPMA YASAĞININ GENEL ÇERÇEVESİ
A. Yasağın Hukuki Niteliği ve Amacı
TTK m. 395/1 hükmüne göre, “yönetim kurulu üyesi genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde şirket, yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf ise böyle bir iddiada bulunamaz”. Bu düzenleme, yönetim kurulu üyelerinin sadakat yükümlülüğünün somut bir yansımasıdır.[3]
Mülga 6762 sayılı Ticaret Kanunu döneminde yasak, yalnızca "şirket konusuna giren ticari muameleler" ile sınırlıydı. Ancak 6102 sayılı TTK m. 395/1 hükmünde bu sınırlamaya yer verilmemiş, yasağın kapsamı önemli ölçüde genişletilmiştir.[4] Bu değişiklikle birlikte, yönetim kurulu üyelerinin şirketle yapacağı ticari veya şahsi nitelikteki her türlü işlem yasak kapsamına alınmıştır. Zira yönetim kurulu üyelerinin şahsi işlerinde de menfaat çatışması meydana gelebilmektedir.
Yasağın amacı, şirketin menfaatlerini korumaktır. Yönetim kurulu üyeleri, şirketin iç yapısı hakkında bilgi sahibi olmaları ve temsil yetkileri nedeniyle, şirketle yapacakları işlemlerde karşı taraftan daha avantajlı bir konumdadır. Bu durum, işlemin şirket aleyhine sonuçlanma riskini artırmaktadır.[5]
1. Kişi Bakımından Kapsam
Şirketle işlem yapma yasağı, temsile yetkili olsun ya da olmasın tüm yönetim kurulu üyelerini kapsamaktadır. Bunun yanı sıra, anonim şirketi temsile yetkili olan murahhas müdürler de yasak kapsamındadır.[6] Söz konusu maddenin öngörülme amacı muhtemel menfaat çatışmalarını engellemek olduğundan, murahhas müdürün de anonim şirketle muhtemel menfaat çatışması yaşayabileceği kabul edilmektedir.
2. İşlem Bakımından Kapsam
Yeni düzenleme ile yasağın kapsamına hem ticari hem de şahsi nitelikteki her türlü işlem girmektedir. Yönetim kurulu üyesinin şirketle yapacağı satım, kira, hizmet, eser ve benzeri her türlü sözleşme bu yasak kapsamında değerlendirilmektedir.[7] Bununla birlikte, doktrinde şirketin menfaatlerini zedelemeyen işlemlerin yasak kapsamında olmadığı görüşü savunulmaktadır. Şirketin bir borcunu ifa etmesi veya yönetim kurulu üyesi lehine yapılan karşılıksız kazandırmalar, şirket menfaatini zedelemediği için yasak kapsamında kabul edilmemektedir.[8]
II. YASAĞIN........
