AVUKATLIK MESLEKLEĞİNE DAİR KONUŞMALARIN İLKELLİĞİ ÜZERİNE
Mesleğe ilk başladığım yıllarda, meslek büyüklerimin sohbetlerini dikkatle dinlerdim. Bazen, sırf meslek büyüklerinin sohbetini dinlemek için adliyede oyalanır ve Baro odasında otururdum. Bu sohbetlerden, mizah dolu birçok meslek anısı ve kıymetli hukuk deneyimleri öğrendim. Fakat, “avukatlık mesleği üzerine yapılan sohbetler” için aynı şeyleri söylemem mümkün değil, aksine meslek üzerine söylenen üç beş beylik laf sürekli tekrar edilirdi. Maalesef, meslek üzerine derinlikli bir analiz duymadım bu sohbetlerde.
Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen, bugünde durum çok farklı değil. Birkaç bireysel çaba dışında meslektaşlarımızın avukatlık mesleği üzerine düşünmek ve konuşmak gibi bir alışkanlığı yok. Oysa konuşulacak, tartışılacak o kadar çok meslek meselesi var ki; saymakla bitmez. Söz gelimi, avukatlık hizmeti bir lüks hizmet mi, kentleşmenin artık tamamlanma noktasına geldiği bir zamanda avukatlık hizmetini halen tarım toplumundaki gibi görmemiz mümkün mü, avukatlık hizmetinin toplumsal yaşamın hukukileşmesindeki rolleri nelerdir, avukatlık hizmetinin fiyatlandırılmasının kriterleri neler olmalıdır, avukatlık hizmetleri yürütülürken hukuk bilincinin ve farkındalığının artırılması için neler yapılabilir, bir hukuki problemin(devam eden bir hukuki sürecinde dair sorunun değil!) telefonla sorulması ve çözülmesinin beklenmesi kabul edilebilir mi, avukat müvekkil ilişkisinin ve müvekkil görüşmelerinin takip edilmesi gereken yasal standartları neler olmalı, bir insan pat diye en mahrem bir hukuki sorunu sorup sonra........
© Hukuki Haber
