Yaptığım şey sadakatsizlik mi?
Eşimin güvenini kırdım. Evliliğimden ve dolum noktamdan bahsetmek istiyorum… Evlendiğimizden beridir giydiğim pantolon çok dar olmamasına rağmen dar diye sorun yaratan biriydi; makyaj yapmama veya anneme gitmeme bile laf söyler… “Kötü niyet değil beni anla” derdi… Bekarken böyle şeyleri yoktu evlendikten sonra değişti. Normalde giydiğim şeyler evlendikten sonra sorun oldu, ailemin eve gelmesi benim gitmem bile sorundu hatta bazen aileme dil uzatırdı ama kendi ailesi her hafta bize gelirdi. Ben ailesini severdim ve hiçbir zaman onun gibi davranmadım. Ailem onu bu kadar çok severken eşimin böyle yapması beni zamanla sinirlendirdi çünkü arkadan bana konuşup ailemin yüzüne gülmesi çok sinir bozucuydu. Dediğim gibi arkadaşlarımla görüştürmezdi beni ama kendisi işe gittiği için görüşürdü. Onun işe gidip orada vakit geçirmesi bile bana büyük bir lüks olarak görünürdü çünkü benim bir alanım yoktu kendime ait… Zaman geçtikçe birbirimize hakaret küfürler eden iki toksik ilişkiye döndü. Ben hatalarımı kabul eden bir insandım; kendi hatalarımı da “Evet, ben bunu bunu yaptım” derdim ama o hiç hatasını kabul etmezdi. Bu sefer soğumaya başladım her şeyden… Giyinmekten, süslenmekten çekinir oldum. Hatta “Şunu sürsem veya şunu giysem bir şey der mi?” diye tetikteydim, bir yere gittiğimde giydiğim şeyi fotoğraf atardım. 19 yaşında evlendim, eşim 28 yaşındaydı. Çifte standartları yormaya başladı bir zaman sonra zamanla da ben eşimin yalanlarını yakaladım: Kumar oynamış ama para yatırmamış bonuslarla oynamış. “Uyuşturucuyu bıraktım” demişti bana meğerse arkamdan gizlice içmiş birkaç defa… Bunları öğrendim ve büyük kavgalar etmeye başladık. Bana yapma dediği şeyleri ben yapmazdım ama o yapardı… En son ben işe girmek istedim eve yakın bir yerde çalış dedi. Göndermek istemedi uzağa… Burada da evime yakın yerlerde iş kısıtlı ben de eşimin iş yerine girdim. Oraya girdiğim zaman da başka şeyler öğrendim. Meğerse biz evleneceğimiz zaman eski sevgilisi ile muhattap olmuş. Bu kadın evlendiğimiz zaman eşime gidip “Evleniyormuşssun doğru mu?” demiş… Eşime sorduğumda “Ben konuşmadım o geldi konuştu” dedi. Evet, eşimde suç yok normal bir konuşma olabilir ama sorun zaten inkar edilmesiydi. Neden aylarca saklandı bunu benden? Bu konuyu tartışırken alkollü bir mekandaydık; eşim bana doğruyu itiraf ettiği zaman ikimiz de alkollüydük. Sonrasında kavga ettik ve namusum konusunda küfürler etmeye başlayınca, suçunu kabul edip özür dilemek yerine hakaret etmeye başlayınca yanındandan ayrıldım. Öfke ile benim arkadaş gözü ile baktığım ama onun beni sevdiğini bildiğim çocuğu aradım. O geldi beni aldı. Bu çocuğun bana hiçbir zaman yanlışı olmadı, çok iyi bir insandı. Bana çok yardımı dokunmuştur, benim de ona… Çocuk evli olduğumu biliyordu ve “Ne yapacaksın?” dedi. “Çok yoruldum yalanlarından boşanacağım galiba” dedim ve çocuk da “Boşan biz evleniriz” dedi. Ben umursamadım elini ver dedi verdim ama sonra kendi kendime “Napıyorum ben?” dedim elimi çektim… Sarılmak istedi sarıldık umursamadım, yaptıklarını algılayamadım tam olarak meğerse kendi evinin önüne kadar gelmişiz. Ben yol boyu telefondan kafamı kaldırmadıgım için farkında bile değilim nerede olduğumuzdan… “Gel kimse yok” dedi ben de lavaboya girer çıkarım dedim. O saatte lavoboya girecek açık yer yok bir de alkol içtiğim için o gece gitmem lazımdı… Sonrasında “Gel otur” dedi, mutfağa davet etti. “Biraz oturur gidersin” dedi “Yanağımdan öp” dedi öptüm öpmemin sebebi bir teşekkür gibiydi aslında… Evet, evliyken yapılmaması gereken bir şeydi ama düşünemedim. Sonra dudağımdan öpmek için yaklaştı, “hayır” dedim sonrasında ben kalktım gitmek için çünkü kardeşimden haber bekliyordum… O aradı bulunduğu yere gitmek için kalktım gitmek için karşıma geçti. Öpmek için ısrar ediyordu hala ben de ısrarı bitsin diye “Şimdi değil” dedim. O da “Ne zaman?” dedi “Boşanınca daha boşanmadım ona ihanet etmiş olurum. Bunu yapamam kendime de onada haksızlık olur” dedim. Belki de zaten niyet etmişsin aldatmak için diyeceksiniz ama o an kurtulmak için dedim anlayabilir misiniz bilmiyorum… Sonra gitmek için kapıya doğru adım attığımda bacaklarımdan tuttu havaya kaldırıp yere bıraktı. Ben de yerden kalkıp çıkıp gittim, evden çıkınca kolumla dudağımı sildim iğrenti ile dudağıma değmedi ama ve içimden küfür ettim keşke o sert tepkiyi karşısına geçip verebilseydim ama neden yapamadım bilmiyorum. Şimdi ben nasıl bir durum yaşadım? Yaptığım şey sadakatsizlik mi? Aldatmak mı yoksa çok büyük bir hatadan ucundan mı döndüm? Her yerden engelledim ama engellemeden önce ona mesaj attım “Neden böyle yanaştın? Ben senden yardım istedim. Senden yardım isteyen birine bir daha böyle yanaşma” dedim. İlk inkar etti sonra özür diledi evliliğim için güzel dileklerini sundu... 8 aydır psikolojim alt üst oldu hayatım bitmiş gibi bu aldatmak mı? Ben bunun aldatmak olduğunu, yanlış yaptığımın o an farkında değildim. Eğer niyet önemliyse eşimi aldatmak niyetli çağırmadım gerçekten bana böyle yaklaşacagını düşünmedim. Aslında sinyalleri vermiş ama ben salak olduğum için anlayamadım veya o an idrak edemedim. Kendimi affedemiyorum gerçekten aldattım mı düşüncesi susmuyor. Birisinin çıkıp “Sen aldatmadın ama büyük bir hatanın içinden hayır diyerek çıktın” demesini isterdim… Lütfen görün beni 6 aylık hamileyim intihar etmeyi bile düşündüm bu konuda belki ne kadar sağlıksız bir insansın diceksiniz bana ama psikolojik olarak çok çöktüm sınırlarımı ihlal ettim ama durdurmaya çalıştım.
Yeşim Tijen'in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce aşık olurmuş. Sizin aşık olup evlendiğiniz kişi size masmavi bir dünya göstermiş siz de hep o mavilikte kalacağınızı sanmışsınız. Evlenince nasıl bir karanlıkta kaldığınızı görünce tanıdığınızı sandığınız kişinin mavi olmadığını, simsiyah bir dünyası olduğunu, sizi hapsettiği dünyasıyla öğrenmişsiniz. Şimdiyse o karanlığın içinde kendinizi anlatmak ve onu anlayabilmek için debelenip duruyorsunuz. “İçimdeki huzursuzluk, bana ait olmayan bir hayatı yaşadığımı fısıldıyor” demiş birileri… Çokça evli çift için bu söz geçerlidir yavrum. Kimi bu kendine ait bulmadığı hayatı çekmek zorunda kalır kimi daha cesaretlidir çekmez, gider. Siz de böyle istemediğiniz bir hayatın içinde kafanız, kalbiniz karışmış bir halde kendinize yakıştırmadığınız davranışlar içinde olmuşsunuz. Eminim eşinizin bu hallerini bilseydiniz bu evliliği yapmazdınız. Şimdi intiharı bile düşünüyorsunuz. Neden yavrum? Hayat o kadar güzel ve sizin yaşınızda o kadar ümitlerle dolu ki… Hayat bu yaşadıklarınızdan ibaret değil; bugün bu sıkıntıları yaşarsınız yarınlarda daha güzel günlere ulaşırsınız. Umudunuzu asla kaybetmemelisiniz çünkü yaşam yaşadıkça güzelleşir; kendinizi tanıyorsunuz, insanları tanıyorsunuz, ne istediğinizi biliyorsunuz daha kadın daha insan daha anne oluyorsunuz… Sizin için de öyle olacak, bugünleri aşacaksınız ama kendinize yüklenerek değil… Kendinizi affederek, severek ve güzel günler yaşayacağınıza inanarak… Öyleyse en başından başlayalım: Neden bu noktaya geldiğinizden… Keyifle bu yanlışı yaptığınızı düşünmüyorum. Evlendiğinizde bir baskıya maruz kalmışsınız; ailenizle, arkadaşlarınızla görüşmenize eşiniz izin vermemiş. Size yaşam alanı bırakmamış... Ne giydiğinizi görmek için sizden fotoğraf istemesi bazı kadınlar için “Kocam beni çok kıskanıyor” olur. Akıllı kadınlar içinse “Kocam bana güvenmiyor” demektir ki huzursuz edici bir durumdur. Eşiniz erkeklerin zihniyetini bildiğinden bu tarz erkek canlıların pis bakışlarına maruz kalmamanız için giyiminize karışmış olsa da çirkinleşmiş. Aşağılayıcı, insanın kendine olan güvenini, gururunu kıran davranışlar olduğunu söylemeliyim. Size güvenmiyorsa niye evlenmiş? Evlendiğinizde siz çok gençmişsiniz yine de uyum sağlamaya çalışmışsınız. Zaten aklı başında evli bir kadın evliliğin bir ortaklık olduğunu bildiğinden birçok konuda bir adım kendi atar ama bir adım da eşinden bekler ortada buluşulur. Sizin ilişkinizde bu ortaklık ve denge yok, eşiniz baskılarıyla dengeyi bozmuş. Üstelik küfür eden bir eşiniz var… Oldukça çirkin bir tutum. Siz de küfür ediyorsanız çok daha fena, ortalık hepten kızışır. Küfür ne kadına ne erkeğe yakışıyor… Hadi erkekler kendi aralarında küfür ediyorlarsa etsinler de insan eşine küfür eder mi? Hiçbir kadın kabul etmez. Ailenize karşı tutumuna gelirsem… Ailenizin eşinizi çok sevmesi sizi mutlu etmiştir ama eşinizin arkalarından çirkin konuşmaları kabul edilir değil. Ne yazık ki bazı insanların iki yüzü var. Bunu görmek eşinizi sizde eksiltmiştir. Eşinize haklı olarak kırılırsınız, kızarsınız sizi anlıyorum ama kimseyi değiştiremezsiniz. Çok fazla ümitli olmayın. Kendinin fark etmesi, çabalaması, kendisini geliştirmesi gerekir. Sizin ailesine sevgiyle yaklaşmanız, onları sevmeniz, evinizde ağırlamanız bu ne biliyor musunuz? Güzel bir kalbiniz var zaten herkes kendisine yakışanı yapar. Başka şekilde anlatılmaz.
Anlattıklarınıza tek tek girersem yazı haddinden fazla uzun olacak… Esas konuya gelelim: Eşinizle tartıştığınız, hakaretlerine maruz kaldığınız bir gün eski erkek arkadaşınızı aramışsınız. Ben burada bilinçaltınızın sizi yönettiğini düşünüyorum yoksa sevmediğiniz, iğrendiğiniz birini aramazdınız. Zaten isteseydiniz onunla evlenirdiniz. Kadınlar aldatıldıklarını, kandırıldıklarını, bir takım haksızlıklara maruz kaldıklarını düşündüklerinde bir intikam hissine kapılabiliyorlar. Herkes için geçerli değil ama hakları olduğunu düşünenler olabiliyor. Siz bu bunalım anınızda bir kız arkadaşınızı vs. aramamışsınız. Direkt sizi seven birini aramışsınız. O da bu durumdan faydalanmaya çalışmış oysa siz belki de o kişinin davranışında eşinizde göremediğiniz değeri, saygıyı görmek istemiş olmalısınız ama o sizin bu bunalımınızı fırsat bilmiş… Çoğunluk amaçları evlilik vaadiyle kadınları yatağa atmak olan bazı erkeklerin yaptığını yapmış; sizi öpmeye kalkmış. Siz tam da burada yapmanız gerekeni yapmış, oradan hemen ayrılmışsınız. O adamla görüşmeniz tabii ki yanlış ama sonrası daha önemli. Oradan gitmişsiniz. Mühim olan sizin için bu davranışınız olmalı. Eşinizi aldatmamışsınız. Bu kadar fazla sınır ihlali yaşadığınız evlilikte kendinizi suçlamayı bırakın yavrum. Siz akıllı, iyi kalpli bir kadınsınız sürekli eleştirilmenizden dolayı kendinizi sevmeyi bırakmış olmalısınız.
Ben yazdıklarınızda çok güzel tatlı bir kadın gördüm ve o küçük kadını sevdim. Siz de onu görün ve sevin olur mu? Üstelik yakında anne olacaksınız. Bir an önce toparlanmalı, hamileliğinizin keyfini çıkarmalısınız. Bu zamanlar her zaman yaşanan zamanlar değil. Değerli zamanlar… Bebeğinize “Ben sana hamileyken intiharı düşünüyordum. Hiç mutlu değildim” mi diyeceksiniz? Onu severek karnınızda büyütün; gelişi sizin mutluluğunuz, yaşam enerjiniz olmalı. Bebeğinize ve kendinize iyi bakmalısınız diğer her şeyi geçmişe atmalısınız. Ümitlerinize sarılmalısınız. Eşiniz konusunda kendinizi bu kadar hırpalamayın; anlaşamıyorsanız, mutsuzsanız ilk ayrılan siz olmayacaksınız. Mutsuz evli olmaktansa ille evli kalacağım, “eşiyle yapamadı” ayrıldı demesinler diye evli kalmak yerine yalnız, mutlu bir kadın olun. Zaman ve yaşadıklarınız sizi bir karara mutlaka götürecektir. Şimdi artık sakinleşme, kendine gelme zamanı yavrum. İnsan sakin kaldığı her şeyin galibiymiş. Siz de bu sıkıştırıldığınız evlilikten öyle veya böyle galip çıkacaksınız çünkü elinizden geleni yapmışsınız mühim olan da bu olmalı. Elinden geleni yapmak… Biliyor musunuz? İnsan yalnızca bebekken emeklemiyor gençlik dönemi de bir emekleme dönemi (insanları, hayatı, kendini tanıyorsun; ne istediğini biliyorsun ve bu bilmek çok kıymetli) ayağa kalkıp düşe düşe düşmeden yürümeyi öğreniyorsunuz. Böylece yaşadığınız hayal kırıklıkları, insan kırıklıkları bunları aşmak o kadar zor gelmiyor.
Son söz “Her sarsıntıyı yıkım sanma belki de taşlar yerine oturuyordur” diye söylemişler. Ben de bu sarsıntıların sizi en doğru yola çıkaracağını umuyor ve diliyorum yavrum. Size, tüm okurlarıma, HTHayat ekibine güzel bir bayram dileyerek sevgilerimi yolluyorum…
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com
Değerli HTHayat okurları, HTHayat ekibi olarak haber değeri taşıyan, herkesin kendine dair bir şeyler bulacağı içerikleri sizlere ulaştırmak için çalışıyoruz. İçeriklerimiz ile ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz. Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak hthayat.haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.Ayrıca hthayat.haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz. Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler hthayat.haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz. hthayat.haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve hthayat.haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.Yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, Haberturk.com’da yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.
