Değiştim dese de yine o adama dönüşecek biliyorum
Yeşim Hanım merhaba 39 yaşındayım; yaklaşık üç yıl önce 14 yıllık evliliğimi bitirdim. Çok zor bir karar oldu artık aynı evin içinde mutsuz iki yabancı gibi yaşamaya başlamıştık. Öyle söyleyeyim... Sonunda boşandık. Boşandıktan sonra en çok istediğim şey huzurdu. Kendime yeni bir düzen kurdum. Çalışıyorum, çocuklarımla ilgileniyorum. Kolay olmadı ama yavaş yavaş toparlandım. Sorun bundan sonra başladı. Eski eşim yaklaşık altı aydır sürekli geri dönmek istediğini söylüyor. İlk zamanlar ciddiye almadım ama vazgeçmedi. Çocukları bahane edip sık sık arıyor. “Ben çok değiştim, yaptığım hataları anladım bir şans daha ver, bir daha deneyelim” diyor. İşin garibi, eskiden söylemediği şeyleri şimdi söylüyor. Bana çiçek gönderiyor, doğum günümü kutluyor, çocuklarla daha çok ilgileniyor. Boşanmadan önce yıllarca istediğim ne varsa şimdi yapıyor. Çocuklar da babalarının eve dönmesini istiyor. Özellikle küçük oğlum “Anne, keşke yine birlikte yaşasanız” dedikçe içim parçalanıyor. Ama ben korkuyorum. Ya gerçekten değişmediyse? Bir insan yıllar sonra gerçekten değişebilir mi sizce? Beni kaybettiği için kıymet bindiğimi düşünüyorum. Bazen çocuklar için yeniden denemek istiyorum. Tabii aynı zamanda yalnız kalmak, tek başına hayat savaşı vermek de kolay bir şey değil. Bazen de sırf yalnız kalmamak için böyle düşündüğümü hissediyorum. Diyorum ya kendimi bunları düşünürken buluyorum. Aslına bakarsanız içimde eski eşime dair hiçbir şey kalmamış. Barışırsam yeniden bu tamamen çocuklar için olacak. Bir yandan da hiç istemiyorum, o eski günleri hiç özlemedim. Ne kadar değiştim dese de bir süre sonra yine o adama dönüşecek biliyorum. Anlayacağınız çıkmaz bir sokakta gibiyim. Sokağın en renkli kapısına geldim, size... Bana da bir yol gösterin ne olur…
Yeşim Tijen’in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; sözlerime evliliklerde son sözü beden söyler ama bu durum kadınlar için geçerlidir; erkeklerin bedeni her duyguya açıktır, onların bedeninin duyguları yoktur, onların bedenleri olumsuzluklar olsa da kolay kolay eşlerine kapanmaz diyerek başlayacağım. Kadınlar evliliklerinde eşleriyle kavga, tartışma, soğukluklar yaşasalar da bunların bir gün biteceğini, daha güzel günler yaşayacaklarını düşünürler. Ümitlerini hemen yitirmez, evlilikleri için kendi içlerinde düzelecek düzelecek diye diye umuda ve mücadeleye devam ederler. Düzelmezse… “Çocuklar ne olur?, Yalnız mı kalayım?, Tek başına nasıl yaşarım?, Baba evine mi döneceğim?, El alem ne der?” diye diye zihinlerindeki o “Bu adamdan daha bir şey olmaz” düşüncelerine kulaklarını tıkarlar çünkü evli olmak kadının zırhıdır ama her şeyin bir son damlası var ya hissedilen, fark edilen işte o bardağı taşıran son damlası aslında bedenle hissedilir. Zihninin kabul ettiremediğini beden S.O. S verince yani kendisine........
