İlber Ortaylı'nın Anısına Saygıyla
2020 yılının Eylül ayıydı. Gazetenin o günlerdeki Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Feride Sezgin,
“Ragıp ağabi, İlber Ortaylı telefon numaranı istedi, ben de verdim. Seni ararsa şaşırma” dediğinde doğrusu şaşırmıştım.
“Birisi beni işletmeye çalışacak galiba, dikkatli olmalıyım” diye düşünmüştüm.
Ki; koskoca İlber Ortaylı beni neden arasın?
“İlber Hoca kim, Anadolu’da bir gazeteci olan ben Ragıp Göker kim?” diye düşünürken telefonum çalmaya başladı. Açtım haliyle.
Fatih Altaylı’nın TV’deki Teke Tek ve Tarihin Arka Odası gibi programlarından aşina olduğumuz sesiyle sahiden de arayan İlber Hoca’ydı.
“Kim o sersem?” diye başladı konuşmasına.
Hemen anladım neyi kastettiğini.
O günlerde yayımlanan bir yazım eline ulaşmış olmalıydı.
Yazı, Fatih Altaylı’nın 16 Eylül 2020’deki Teke Tek programına katılan Ortadoğu Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal’ın
“Balkan göçmenleri Türk değildir, Türkleşmiştir” şeklindeki sözlerine eleştirel bir yaklaşım içeriyordu.
Teke Tek’te, “Prof. Dr.” unvanlı sözüm ona bir “bilim insanı” kılığındaki kişinin sarf ettiği sözleri hatırlatınca, İlber Hoca ironik bir şekilde
“Balkan göçmenleri maalesef Türk’tür” dedi.
Kendisine anlattığım notlar zaten yazımda........
