Atatürk'ün Türk Dili Politikasına Dair
XIII. yüzyılda Karaman’dan yükselen tok bir ses “Şimdiden sonra hiç kimse kapıda ve divanda meclis ve seyranda Türkçeden başka bir dil kullanmaya!” şeklindeki fermanıyla tarihte ilk kez Türkçeyi resmi dil olarak ilan etmekteydi. Bu ses Karamanoğlu Mehmet Bey’in sesiydi ve tarih 13 Mayıs 1277 idi. 13 Mayıs tarihinin dışında bizim bir başka Dil Bayramımız daha vardır ki o da Türk Dil Kurumu’nun kuruluş tarihi olan 26 Eylül tarihidir.Cumhuriyet bir ulus-devlet anlayışıyla kurulmuştur. Bu devletin resmi dili Türkçedir ve Atatürk’ün deyimiyle: “Türkçe demek Türk demektir.” Anayasamızda (Md. 66) Türk tanımı ırk esasına göre değil, vatandaşlık esasına göre yapılmıştır. Öyleyse bu vatandaşları bir arada tutmanın, kaynaştırmanın, bütünleştirmenin, bilinçli birer yurttaş yapmanın, devleti tam bağımsız kılmanın bir yolu olmalıydı. İşte o yol dil birliğinden geçiyordu.Cumhuriyetten sonra Atatürk dil konusuyla bizzat ilgilenmeye başlamıştır. Atatürk’ün önderliğinde, 1 Kasım 1928’de yeni Türk abecesi kabul edilmiş, 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulmuştur. 26 Eylül 1932 tarihinde İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda ilk Türk Dil Kurultayı toplanmış; daha sonra bu kurultayların ikincisi 18 Ağustos 1934, üçüncüsü ise 24 Ağustos 1936 tarihinde yine Dolmabahçe Sarayı’nda........
