menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demek Ki Oynayınca Galip Geliniyormuş!

2 0
thursday

Samsunspor, Avrupa Konferans Ligi rövanş maçında Rayo Vallecano deplasmanında 1-0 galip geldi fakat iki maçlık periyot sonucunda 3-2’lik sonuç ile elendi. Samsun’daki ilk maçı hatırlayınca, “Keşke ilk maç böyle sonuçlanmasaydı ve biz biraz daha yürekli oynasaydık!” dememek elde mi?

Bir önceki yazımızın başlığını, “Rayo Vallecano bizi yendiyse biz neden yenmeyelim?” diye atmış Samsun da oynanan maçtaki oyunumuzu eleştirmiş ve “Bu takım daha önce bundan iyisini yaptı, kendisine güvenirse pekala yine yapabilir.” diye yazmıştık.

Öyle de oldu ve Samsunspor deplasmanda iyi bir oyun ile Rayo Vallecano’yu 1-0 yendi. Rakip takımı, bu hafta Barselona kendi sahasında 1-0 zor yenebildi. Rayo Vallecano bu sezon kendi evinde Barselona, Atletico Madrid ve Real Madrid’e bile yenilmemiş.

Bir ara maç 1-0 devam ederken rakibimize öyle bir üstünlük kurduk ki, rakip oyuncular ne yapacağını bilemedi. İşte orada bizim tecrübe eksikliğimiz ortaya çıktı ve son darbeyi vuramadık. Madji bu maçta biraz becerikli olsa ya da şans biraz yanımızda olsa belki de turu geçebilirdik.

Biz, bu sezon Avrupa da gösterdiği başarıdan ve ülke puanına katkısından dolayı Samsunspor Başkanını, oyuncularını ve teknik ekibini tebrik ediyoruz.

Daha iyisi olabilir miydi? Tabii ki olabilirdi fakat yaptığımız da çok büyük bir başarıdır. Bu başarıyı bizden çok büyük bütçeli, “Büyük!” takımlarımızın bile yapamadığını unutmayalım.

Kalecimiz Okan geldiğinden beri en iyi maçını oynadı. Celil bu takımın değişmezi olmalı ve duran topları o kullanmalı. Van Drongelen canla başla oynayarak gönlümüzdeki yerini güçlendirmeyi sürdürdü. Bu takım on sekiz üzerinden ve dönen toplardan şut çekerek gol atmayı öğrenmeli.

Kadro kalitemiz ve kadro derinliğimiz bize göre transfer yasaklı olduğumuz geçen sezondan daha geride kaldı. Bunda sakatların geçen sezona göre çok ve uzun olmasının yanında yeni alınan oyuncuların doğru dürüst katkı veremeyişi de etkili oldu.

 Ve fakat şu da atlanmamalı geçen sezon tek kulvarda mücadele ederken bu sezon üç kulvarda mücadele ettik. Bir de Fenerbahçe ile Süper Kupa maçı oynadık.

Buna rağmen hem Avrupa da, hem Ziraat Türkiye kupasında, hem de ligde birkaç maç istisna ve birkaç maç da hakemler tarafından katledildiğimiz halde çok büyük işler başardık.

Bir de şöyle düşünelim. Geçen sezon beğenmeyip gönderdiğimiz oyuncuların yerine daha iyisini alabilsek ve aldığımız kaliteli topçular bugün bu kadroda olsalardı sonuç ve ligdeki durumumuz nasıl olurdu acaba?

Bu başarının baş mimarı olan Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım ve Eski Hocamız Thomas Reis’i unutmamak ve onlara da teşekkür etmek gerekir.

Sayın Reis, Almanya da son verdiği beyanat ile spor kamuoyunda gündem oldu fakat daha sonra beyanatının maksadının dışına taşındığını ve kimseyi hedef almadığını duyurdu.

Samsunspor’un bundan sonra hedefi Ziraat Türkiye Kupasını almak olmalı. Ligde ilk beşe girmek için bütün maçlarımızı kazanmak bile yetmeyebilir. Ligden Avrupa’ya gitmek daha zor fakat kupayı almak da kolay değil. Bunun için çok büyük emek vermek ve ortaya kalite koymak gerekir.

Keşke alışmışken tekrar Avrupa’ya gidebilsek fakat gidemesek bile bu hedefe oynamakta güzel. Olsun biz yine ve her halükarda Samsunspor’un yanındayız. Yeter ki takım böyle mücadele etsin, yeter ki oyuncularımız bu şekilde oynayarak sahada elinden geleni yapsın bize yeter.

26 Mart Perşembe akşamı İstanbul da Romanya ile oynayacağımız Milli maçta, Milli Takımımıza başarılar dileriz. Umarız Milli Takımımız Dünya Kupası play-off turunda Romanya’yı eleyip finale çıkar ve finali de kazanıp turnuvaya katılır.


© Hedef Halk