‘Geliyorum!’ Diye Bağıran Ama Duyulmayan...
Bir haftadır fon vurgunu konusu ortalığı kasıp kavuruyor. Konu hem ilgi hem de bilgi alanıma uzak olduğu için, “Geliyorum.” diye bağıran vurgun hiç dikkatimi çekmedi.
Konu bilgi sahibi olduğumuz bir alan değil fakat meseleyi farklı bir açıdan biz de biraz değerlendirelim. Dediğimiz gibi, anladığımız bir konu değil; sürçülisan edersek affola.
Fon vurgunu ile ilgili konuyu anlayabilmek için onlarca açıklama okuduk, çok da video izledik. Yine de tam manasıyla olanları anlamış değiliz.
Para batıran iki kişi ile konuştuk. Birisine, “Neden borsa değil de fon?” diye sorduk. Cevap olarak, “Çok büyük kâr vaadi vardı.” dedi.
Diğerine de, “Piyasa belli, bu kadar yüksek kârlılık olur mu? Bu işte bir çapanoğlu olduğunu anlamadın mı? Kime, nasıl güvendin?” diye art arda sorular sorduk.
O da, “Devletin SPK diye yatırımcıyı koruması gereken kurumuna ve Alkin kardeşlerin fonların yönetiminde oluşuna güvendim.” dedi.
Yani iki kişi de para yatırırken riskli olduğunu bilerek yatırmış. İkisi de devlete güvendiğini ve tedbir alınmasından devletin sorumlu olduğunu ayrıca söyledi.
Telaffuz edilen rakam korkunç boyutta. Konuyu bir bilen ile konuştum. Müdahale için, “Tam zamanında müdahale edilmiş. Üç gün daha beklenseydi zarar kaça katlanırdı, bilemiyorum...” dedi. O zaman şu da ortaya çıkıyor: Üç gün önce müdahale edilse zarar daha az olacakmış.
İster........
