menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu Cezalar Vatandaşı Yakar..

18 0
23.03.2026

Trafik cezalarında çok yüksek artışlar sonrası serzenişler de, çok yüksek tondan seslendirilmeye başladı.Bu cezalar kasıt olmayan kusurlar nedeniyle trafik cezası yazılan vatandaşları üzer.Üzmeyi bırakın, ödeyemez hale getirir.Adeta ipin ucu kaçtı, denilebilir mi?.Fazlasıyla.İnsan hayatını riske edene kesilen cezalar tamam.* Konvoylarla yol kesenlere,* Kırmızı ışık ihlalleri,* Aşırı hız,* Trafikte araçtan inip kavga edenler,* Drift* Tehlikeli araç kullanma,* Alkollü araç kullanma,* Yaya geçitlerinde durmayıp hız artıranlar,* Ambulansa yol vermeyenler,Tamam, hayati konularda taviz verilmez ama;Plaka, geri görüş ekranı gibi şeylere 'o yüksek cezalar' nedir?.Toplumun yüzde 80'î 35-40 bin lira maaş ile yaşam savaşı verirken, ucuz bir araç almış, en basit kural ihlallerinde 10-12 bin ceza.Olacak iş mi?.Bu insanlar cezalar nedeniyle aracına binemez hale geldi.Vatandaşın geliri dar.Borçsuz kimse yok gibi.Trafik cezalarındaki artış, özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlar için gerçekten de ciddi bir yük haline geldi.Araç kullanmada önemli kural ihlallerinde ceza olsun elbette ama aracın içindeki akşamlara kadar ceza inanılmaz, vatandaşı zorlar.Yazık.Birçok kişi için bu cezalar, bütçede delik açmanın ötesinde, temel ihtiyaçlardan kısmayı zorunlu kılan bir boyuta ulaşmış durumda.Ayrıca gelir orantısızlığını düşünürsek;Bu trafik cezaları, 'caydırıcılık' değil, amacını aşarak 'cezalandırıcı' bir hal almış durumda.Evet o plakalar değişmeli, tabii ki değişmeli.Ama süre bu kadar kısa olmamalı. Ya da araç muayenelerinde ve satışlarında zorunlu olmalı.Plaka bastırmak için vatandaş kuyruklarda kaldı adeta.Geri görüş ekranı (araçta standart gelmiyorsa sonradan takılan cihazların konumu) bunu anlamak mümkün değil.Lüks araçlarda da var.Vatandaş para vermiş daha rahat park için, arkadaki araca çarpmamak amacıyla, geri dönüş ekranı taktırmış.Yani lüks araçta orjinal diye olacak ama dar gelirli de sonradan yaptırdı diye olmayacak öyle mi?.Lüks araca bineni meşgul etmiyor da, dar gelirliyi mi meşgul ediyor.Eşitlik ilkesine bile aykırı.Şahsi görüşüm ‘geri dönüş kamerası taktırmak mecburi hale getirilmeli’.Doğrudan seyir halinde can güvenliğini tehdit etmeyen konularda kesilen cezaları gerçekten anlamakta zorlanıyorum.Eğer can güvenliğini tehlikeye atan bir durum yoksa ceza  yazılamsı ne kadar doğru bu konu tekrar tartışılmalı ve uygulama bu durum netleşene kadar durdurulmalı.Düşünsel olarak fikrim ve gelen şikayetlere göre, 'İnsan hayatını riske edene cezaya tamam' yaklaşımı esas olmalı.Yani, aşırı hız, alkol, kırmızı ışır ihlali, emniyet kemeri takmamak gibi doğrudan ölümcül sonuçlar doğuran ihlallerde cezalar yüksek olmalı.Ancak plaka şartları, geri görüş kamerasının 'ekranı sürücüyü meşgul eder' gibi yorumlanması, aracın görünümüne dair idari detaylar için kesilen cezalar, maalesef trafik güvenliği asli hedefinden sapıp, gelir kapısı algısı yaratıyor.Maalesef, şu an için Türkiye’de trafik cezaları özellikle gelir düzeyi yüksek olmayan, ihtiyaç için bir araç edinmiş araç vatandaşın birinci gündemi ve en çok tartışılan konu.Parası olan zenginlerin, lüks araçlarında olan onlarca özellik sürücüyü meşgul etmezken; Yine olan garibanın park edebilmek için 'sonradan yaptırdığı geri dönüş kamerasına' oldu ya bu da oldukça ilginç.Dün bir takipçim aracına 1 haftada dört ceza geldiğini ve arabanın anahtarını artık eline almak istemediğini söyledi.Neden ceza yazıldı diye sorduğumda ise, park cezası da var, şerit ihlali de dedi.Şimdi Samsun'da bu sıkışık trafikte park cezası yemeden nasıl olacak onu gerçekten ben de bilmiyorum ve geçtiğimiz ay Büyük Cami'nin önünde cenazeye giden bir tanıdığıma hatalı parktan ceza geldi sonra.Durağa yakın bırakmış aracını.Arabayı nereye koyacaktı acaba. Her yer dolu oluyor.Böyle durumlarda cenaze varken, mobeseleri takip eden görevlilerin daha dikkatli olması gerekir ve parkın ne kadar süreyle olduğu dikkate alınmalı.Ayrıca böylesine sıkışık trafikte şerit değiştirme trafiği tehlikeye düşürmeden olmalı da.Makas atma ayrı bir şey, affedilmez; kaç kez ben de gördüğümde şikayet ettim polise.Ama Samsun'da hatalı parktan ceza yazılırken, o bölgede yeterli otopark var mı bu da dikkate alınmalı.Yoksa kent merkezleri kapan gibi olur her yer ve ceza yememek şans ister.Tabi ki konu Samsun trafiği değil.Vatandaşın bütçesini yakacak trafik cezaları.Araç içi cezalar.Trafik cezaları gelir olarak düşünülmemeli.Trafiği düzenlemek amacıyla olmalı ve bunlar da önemli ve hayati trafik ihlalleri için yüksek oranda olmalı.Aksi durumda bu haliyle çok can yakar.Ve olan düşük modelli aracı olan yüksek geliri olmayan vatandaşa olur.Bu haliyle bir kez daha düşünülmeli.


© Hedef Halk