SDG’li tugaylara da terörist mi diyeceğiz?
Önce kısaca anlatmaya çalışayım. MHP lideri Bahçeli Terörsüz Türkiye sürecini başlattı. Bahçeli ‘Öcalan PKK’yı lağvetsin umut hakkından yararlansın’ dedi.
Öcalan çağrıya uydu, PKK kendini lağvetti. Sembolikte olsa silahlar yakılmaya başlandı. TBMM de bütün partilerin katılımıyla yol haritası için komisyon kuruldu.
Fakat…
Komisyon kuruldu ama hiçbir şey yapmadı. Onu dinledi bunu dinledi. Çalışıyormuş gibi yapıp zaman geçirdi. İki aydır rapor yazılamadı.
Kısaca altı ayda bir arpa boyu yol ilerlenmedi.
Resmen açıklanmasa bile aslında süreç donduruldu. Aslında süreç askıya alındı…
Neden?
Suriye’deki SDG’nin varlığı nedeniyle. Ankara da Şam da oradaki silahlı yapının yeni Suriye ordusuna entegrasyonunu istiyor. Ankara da Kandil de İmralı da bu mesele çözülmeden adım atmak istemedi. Gerçi, SDG ile Şam anlaşmıştı anlaşmasına ama uygulanmadı.
SDG ayak sürttü… İşi yokuşa sürdü…
SDG yöneticileri ABD destekli özerk yapıyı sürdüreceklerini düşünüyordu. IŞİD militanlarını hapiste tutmaları yeni oluşumlarla mücadele etmeleri karşılığında ABD’nin kendilerini terk etmeyeceğine inanıyorlardı.
ABD terk etti… Washington’dan; ‘Şam’la anlaştık, artık SDG’ye........
