Yalçın Küçük'e veda ederken...
Türkiye.. Özellikle genç kuşaklar farkında değildir.. Çok değerli bir ismi kaybetti: Yalçın Küçük.1976 yılında tanımıştım. TRT’den kovulduktan sonra sempati duyduğum TİP’te daha faal çalışma imkanı bulmuşum. Partinin dergisi Yürüyüş’te medya konularına bakmak, belki birkaç yazı ya da fikirle katkıda bulunmak için çağırıldım.
Danıştay kararıyla TRT’ye dönünceye kadar, yaklaşık bir yıl hayatımın en değerli eğitimini gördüm. Zaten partiden tanıdığım Yalçın Küçük ile birebir konuşma şansını buldum.Unutulmaz günlerdi. En unutulmaz anım da cezaevinde ziyaret edişimdi. Sayısız hapishane dönemlerinden biriydi.
Mamak cezaevine gittim. Bilenlerin tavsiyesiyle görüşmeyi başardım. Yöntem şuydu: Yalçın Küçük’le mi görüşeceksin.. Onu kendi soyadınla çağırtacaksın. Senin kimliğin nasılsa cezaevi yetkililerinde.. İçerdeki kişinin kimliği yanında değil.. Adını duyduğu için kendisinin çağırıldığını anlıyor ve sorun olmuyor. Nitekim olmadı. Mamak’ta benim için çok büyük bir anlamı olan küçücük bir sürede konuştuk.Bir süre sonra ben TRT’ye döndüm ve parti ile ilişkilerim yeniden askıya alındı. Yürüyüş’ten ayrıldım. Yalçın Küçük de içerden çıktı.. Dahası, hepimizi hazırlıksız yakalayan bir kararla partiden koptu.Hemen ertesinde kimin olduğunu hatırlamadığım bir evde toplanılacağı duyuruldu.........
