menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu kadar tahammülsüzlük hayra alamet değil!

15 0
thursday

29 Ağustos Cumartesi sabah erken saatte Twitter (X) sosyal medya platformundan hesabıma bir mesaj gönderilmiş olduğunu gördüm. Mesajda “Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından X’e iletilen ve 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi uyarınca verilen bir karar nedeniyle @RidvanKaya_ adlı X” hesabıma erişim engeli getirildiği bildirilmekteydi. Mesajda erişim engelinin gerekçesi açıklanmamış sadece yasal zorunluluk nedeniyle üzülerek bu kararın alındığı bildirilmişti.

Bilahare bu işlemin Adana Savcılığının talebiyle Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen karara istinaden alındığını öğrendik. Karara itiraz ettik ama bu tür durumlarda mahkemelerin pek inisiyatif almadığını, son kertede kararı savcılığın takdirine bıraktığını bildiğimizden kısa sürede sonuç alacağımıza dair pek bir ümidim yok. Furkan Vakfı dosyası kapsamında alınan bir karar söz konusu ve bu dosyaya yönelik gizlilik kararının verilmiş olması, kamuoyunda bu soruşturmaya yönelik itiraz eden hesapların sistematik biçimde kapatılma işlemine tabi tutulması gibi uygulamalar zaten muhtemel süreç hakkında az çok bir fikir vermekte. Nitekim yaklaşık 5 gün geçti ve şu an itibariyle hesabım kapalı.

Sosyal medya hesabımın kapatılmış olması benim açımdan çok önemli bir durum sayılmaz. Zaten aktif ve yoğun bir kullanıcı değilim. Zaman zaman ülkede ve dünyada yaşanan ve bizi ilgilendirdiğini düşündüğüm gelişmelere ilişkin kanaat belirtmek için kullandığım bu kanalın yokluğu büyük bir eksiklik oluşturmuyor. Başta Haksöz Dergisi ve haksozhaber sitesi olmak üzere farklı kanallar, araçlar kullanarak görüşlerimi ifade etme imkânına sahibim elhamdulillah. Ayrıca da diyalog ve irtibatlarımızda bu tür mecralardan ziyade yüz yüze münasebetleri öncelemeyi yeğlediğimizi de vurgulamak isterim.

Suç İşlemedim Ama Cezalandırılıyorum!

Mamafih seyrek de olsa düşüncelerimi ifade etmek için kullandığım bir zeminin kapatılmasının rahatsızlık vermemesi elbette mümkün değildir. Daha ötesi bu yapılanı haksız, anlamsız ve de çirkin bulduğumun altını çiziyorum. Somut hiçbir gerekçe gösterilmeden, hukuka uygunluğu son derece tartışmalı bir tutumla icra edilen bu yasaklama fiili sonuç itibariyle doğrudan ifade özgürlüğümün kısıtlanması, şahsımın hukuksuz biçimde cezalandırılmasıdır. Kaldı ki ben elan Özgür-Der’in yöneticiliğini yapmaktayım. Temsil ettiğim Özgür-Der sıradan bir tabela derneği olmayıp İslami camiada az çok karşılığı olan bir yapıya tekabül etmektedir. Dolayısıyla engelleme, kısıtlama çabası geniş bir topluluğu ilzam etmektedir.

Engellemeye konu alan şeyin Alparslan Kuytul ve Furkan Vakfı soruşturmasına yönelik mesajlarım olduğu malum. Burada büyük bir ihtimalle Savcılık devam etmekte olan operasyona yönelik eleştirilerimi, itirazlarımı ‘Kuytul’a destek’ kapsamında değerlendirmiş olmalı.

Oysa gerek şahsım adına yazdığım mesajlar gerekse de Özgür-Der adına (Süleymancılar operasyonu ile birlikte) konuyla ilgili yayınladığımız açıklamalarda zanlılara destekten ziyade operasyon süreçlerinin içerdiği hukuk ihlallerine ve........

© Haksöz