menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir medeniyet tasavvuru olarak kardeşlik süreci

10 29
05.02.2026

Kamuoyunda “kardeşlik süreci” diye anılan Terörsüz Türkiye süreci, Suriye sahasında yaşanan gelişmelerden kaynaklı kısa süreli bir kriz döneminin ardından yeniden canlanmış görünüyor. Şam yönetimi ile PYD arasında tırmanan gerilim, kaçınılmaz olarak Türkiye’ye de yansımıştı.

PYD’nin özyönetim modelinin örnekleri olarak savunduğu Halep’te iki mahallenin yanı sıra Rakka ve Deyrezzor vilayetlerinin Suriye yönetimine geçmesiyle birlikte imzalanan son mutabakatların, sahadaki tansiyonu büyük ölçüde düşürdüğü söylenebilir.

Türkiye’de yürüyen bu sürecin, Suriye’deki gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceği bilinen bir gerçektir. Nitekim 2013–2015 çözüm sürecinin Suriye sahasında yaşanan gelişmeler sebebiyle akim kalması, bu gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştu. Suriye’de taşlar büyük ölçüde yerine oturunca, Bahçeli bu kez çıtayı daha da yukarı taşıyan cesur bir çıkışla meseleyi yeniden gündeme getirdi.

Kamuoyunda 'ikinci çözüm süreci' olarak bilinen sürecin önünü açan Bahçeli, Salı günü partisinin grup toplantısında: “Bize düşen PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir….Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir." Diyerek, bu sürece olan bağlılığını ve kararlılığını yineledi.

Bahçeli’nin ezber bozan bu çıkışlarının pragmatik siyasi hesaplarla ilgili olduğunu düşünenler, meselenin derinliğini kavramaktan uzaktır. Aksine, böylesi bir süreçte etnik fay hatlarını kaşıyan, milliyetçi refleksleri diri tutan ve ırkçı dili tahrik eden bir siyaset tarzının kısa vadede siyasi getirisinin çok daha fazla olacağı açıktır. Dolayısıyla burada seçim hesabı ve oy kaygısından daha farklı bir akıl devrededir.

Bugün Bahçeli’nin ağzından dökülen ve bir zamanlar düşünülmesi dahi hayal edilemeyen cümleler, devlet aklının........

© Haksöz