Herkes bir ders aldı ama henüz kimse itiraf etmiyor
Savaş henüz bitmedi. Ama bazı dersler savaşın sonunu beklemez; sahada görünür, resmi açıklamaların arasındaki boşluklarda kendini ele verir. İran-ABD-İsrail çatışmasına bakınca ortada bu türden yedi ders var. Yedisi de henüz yüksek sesle teslim edilmiş değil. Ama orada duruyorlar.
BİRİNCİ DERS: İRAN VENEZUELA DEĞİL
Trump savaşın ilk günlerinde İranlılara seslendi: “Kaderinizin kontrolünü elinize alın.” Truth Social’da “KURUMLARINIZI ELE GEÇİRİN, YARDIM YOLDA” diye yazdı. Venezuela’da Maduro’yu devre dışı bırakan formülü örnek gösterdi.
Hegseth ve Rubio savaş hedeflerini sıralarken rejim değişikliğini hiç anmıyordu. Aynı Trump 1 Mart’ta “yeni liderlik konuşmak istiyor, ben de konuşmayı kabul ettim” dedi. Hamaney’in oğlu Mücteba yeni Rehber oldu; Trump bunu “kabul edilemez” bulduğunu söyledi ama rejimle ilgili vurgular silinip gitti.
İran’ın Venezuela olmadığını, İran’daki refah yokluğunun rejimin güçsüzlüğü anlamına gelmediğini öğrendiler. Sadece açıkça söylemiyorlar.
İKİNCİ DERS: DİASPORA BAŞKA, İÇERİDEKİ MUHALEFET BAŞKA
Trump önce İran’daki protestoları savaşa gerekçe gösterdi. Los Angeles, Münih, Toronto’da yüzlerce kişi sokaklara çıktı. Rıza Pehlevi Washington’da basın toplantısı düzenledi. Görüntüler çarpıcı da olsa çıkan ses afedersiniz ‘cringe’ idi. Nitekim İran içinde beklenen devrim ayaklanması da gelmedi. Bombalanmakta olan bir ülkede insanların sokaklara çıkarak rejimi yıkmayacağı ortadaydı; askeri müdahale talep edenlerin büyük çoğunluğu İran içinden değil diasporadan geliyordu. Diaspora muhalefetinin bir diğer problemi iç bölünmüşlüğüydü: Monarşist hareketin ön plana geçmesi cumhuriyetçileri ve solcuları dışladı. Savaş başlayınca diaspora kendi içinde de parçalandı; askeri müdahaleyi destekleyenler haliyle “Siyonist” olarak algılandılar, karşı çıkanlar “rejim yanlısı” olarak hedef alındı.
Foreign Affairs’e konuşan analist Sanam Vakil bu tabloyu net koydu: İran muhalefeti parçalı, bölünmüş ve rejime gerçek anlamda tehdit oluşturmaktan uzak. ABD bunu biliyordu aslında, ama diasporanın gürültüsüne kapıldı. Cringe olan yalnızca diaspora değildi, aynı zamanda buna inanan Trump ekibiydi.
ÜÇÜNCÜ DERS: İBRAHİM ANLAŞMALARI’NIN SÖZDE NORMALLEŞMESİ
Arap Kamuoyu Endeksi’ne göre ankete katılanların yüzde 87’si İsrail’i tanımaya karşı. Suudi Arabistan’da İsrail ile ilişkileri........
