Süreç takvim baskısı altında mı?
Terörsüz Türkiye sürecinin başından itibaren, dil ve üslup üzerine bazı tartışmalar yaşanıyor. Böylesi kritik süreçlerin yönetiminde sadece kimin ne söylediğine değil, aynı zamanda nasıl ve hangi zeminde söylediğine kadar uzanan bir tartışma bu.
Terörsüz Türkiye, kuşkusuz sadece siyasi sınırlarımızda değil, geniş bir coğrafyada barışı inşa etmeye ve aynı zamanda muhtemel tehditleri bertaraf etmeye yönelik bir hamle. Yakından takip ettiğim ve her aşamasında ilgili aktörlerle doğrudan temas kurduğum için şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Başarılı bir stratejik planlamayla ilerliyor. Avantajlarını ve dezavantajlarını doğru tanımlayan, ele aldığı sorunun köklerine hakim ve aynı zamanda geleceğe bakan zengin öngörüleri olan bir planlamadan söz ediyorum.
İnsanın merkezinde yer aldığı hamleler, en mükemmel stratejiyle bile başarı garantisi veremez. Ancak “Aramakla bulunmaz, ama bulanlar hep arayanlardır” sözünden ilhamla “Başarılı olanlar hep doğru stratejiyle hareket edenlerdir” diyebiliriz.
Terörsüz Türkiye süreci birbiriyle anlamlı bağları olsa da, bağımsız hareket edebilen ve kontrolü zor parçalardan oluşuyor. Dolayısıyla herhangi bir parçanın deyim yerindeyse arıza çıkarması her zaman mümkün. Buna bakarak bütünü ele almak ya da değerlendirmek ise doğru bir yaklaşım olamaz.
“TAKVİM BASKISI ALTINDA........
