menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

En kadim günümüz…

24 0
30.03.2025

BAYRAM, tıpkı “dua ritüelinde” de olduğu gibi Anadolu’nun da içinde yer aldığı bu coğrafyanın kültürel ürünüdür.

Sümerler ve onun mirasını yürüten Akadlar tarafından kullanılan, bugüne kadar uzanan 5 bin yıllık geleneğimizdir…

Bayram kelimesinin ortak anlamı bu coğrafyada nereye giderseniz gidin aynı karşılığa denk düşüyor:

“Neşe, sevinç, eğlence, mutluluk, ziyafet…”

Kaşgarlı Mahmut, 1072’de başlayıp, 12 Şubat 1074’te taslağını tamamlayıp, 1077’de bitirdiği Divan-ü Lugati’t Türk adlı eserinde bayram kelimesini aynı anlamda kullanır.

Eserinde, kelimenin aslının “bedhrem…” olduğunu, Oğuzların bu gün için “beyrem…” kelimesini kullandıklarından söz eder.

Farklı Türk boylarının ilk harfinin değişerek kullanıldığına da vurgu yapar.

Nitekim, Kazakça’da “meyram…”, Kırgızca’da “Mayram…”, Tatar, Türkmen, Uygur, Azeri, Başkurt, Tatar ve Türkiye Türklerinde ise, “bayram…” diye söylenir…

Neşe içindeki yenilenmeye vurgu yapılır…

ANADOLU BAYRAMLARLA DOLU

O nedenle Sümerlerden bu yana tam 5 bin yıldır Nevruz, yani yenilenmenin neşe içinde hayat bulduğu, kıştan bahara geçişin habercisi 21 Mart Nevruz “bayram…” kelimesiyle özdeşleşir…

Resmileşen dini ve milli bayramlarımız dışında da Anadolu’da o denli çok bayram kutlanır ki…

Neredeyse her bir kasabanın kendine özgü bir bayramı vardır…

Kiminde tarım, kiminde süt, kiminde iklime odaklı bayramdır; hepsinde de doğa ve hayat........

© Habertürk