Barışın anahtarı Türkiye
Antalya Diplomasi Forumu, dünyanın dört bir yanından gelen devlet başkanlarının, bakanlarının, akademisyenlerinin, gazetecilerinin ve aktivistlerinin katılımıyla bu yıl beşinci kez toplandı.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşen, Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ilk tohumlarını attığı ve bugünkü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın çabalarıyla devam eden bu diplomatik merkez fikri, Türkiye’nin dünyaya dönük yüz akı uluslararası etkinliklerinden biri haline geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yılki açılış konuşmasında Türkiye’yi barışın anahtarı olarak nitelendirdi. Esasında bu kavramı daha önce de kullanmıştı. Suriye, Libya, Rusya-Ukrayna gibi birçok meselede Türkiye’nin çabaları yıllardır devam ediyor ve bu konuda en ufak bir yorgunluk ya da bıkkınlık görmüyoruz. Barışta, diplomaside, diyalogda ısrar eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel sistem içerisinde gerçekten eşsiz bir duruş sergiliyor.
Gücün her türlü ahlaki ve hukuki meşruiyeti sarstığı ve belirlediği bir dönemde barışta ve diplomaside ısrar etmek bizim için gerçekten bir gurur vesilesidir.
Dünya savaşlarının ardından özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında yirminci yüzyılın miras bıraktığı kurumların, modern krizlerin hızı karşısında işlevsizleştiği bir dönemden geçiyoruz. Esasında burada mesele sadece hız karşısındaki atalet değil elbette. Mesele gücün daha çok belirleyici olduğu düzensiz bir uluslararası ortamın tam içindeyiz.
Güçlünün hukukunun mutlak bir kural gibi dayatıldığı bu kaotik atmosferde, Antalya Diplomasi Forumu sadece bir fikir platformu olmaktan çıkarak, kaç kutuplu derseniz o kadar kutuplu dünyanın yeni ağırlık merkezlerinden birine dönüşüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın forumun açılışında dile getirdiği yeni bir dayanışma zemini ihtiyacı ise aslında statükonun iflas ettiğine dair en net diplomatik itiraz oldu. Bu itiraz, sadece teorik bir eleştiri içermiyor elbette, aynı zamanda sahadaki somut gerçekliklerle harmanlanan yeni bir bölgesel sahiplenme modelini teklif ediyor.
Nedir bu model peki? Biraz açalım.
Son dönemde ivmesi hayli artan çatışma iklimi, belki de ilk defa bölgesel aktörlerin inisiyatif almasıyla yeni bir evreye girdi. İsrail hükümetinin tahrikleriyle derinleşen ve insani maliyeti katlanılamaz boyutlara ulaşan savaşta, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in yürüttüğü girişimler ve bu doğrultuda gündeme gelen ateşkes çabaları Antalya’da da geniş yankı buldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçten duyulan memnuniyeti dile getirirken, ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı........
