Kritik Çarşamba: Piyasanın direksiyonu üç elden geçecek
Küresel piyasalar İran savaşının ilk ayında sert kayıplar yaşadı, ikinci ayında ise aynı hızda toparlandı. Ateşkesle birlikte yön değiştiren piyasalar son haftada yeniden temkinli bir moda geçti.
Barış görüşmeleri umut yarattı ama risk iştahını kalıcı biçimde güçlendirecek bir güven henüz oluşmuş değil.
27 Şubat ile mart sonu arasında negatif seyreden piyasalarda, nisan ayında belirgin bir toparlanma görüldü. Dünya borsaları güçlü bir ralli yaptı. Gelişmekte olan ülkeler piyasaları daha hızlı yükselirken teknoloji hisseleri toparlanmanın lokomotifi oldu.
Ancak piyasa şimdi yeni bir eşiğe gelmiş durumda. Bu eşik bir veri değil, bir gün: Çarşamba.
Çünkü piyasanın direksiyonu aynı gün içinde üç farklı ele geçecek.
Birinci el: Bilançolar piyasaya güç verecek mi?
Haftanın ilk kritik başlığı büyük teknoloji şirketlerinin açıklayacağı bilançolar.
Beklentiler güçlü. Ortalama kâr artışı tahmini yüzde 15 civarında. Ancak piyasa artık iyi habere alışmış durumda. Bu nedenle sürpriz etkisi sınırlı olabilir.
➡️ Beklentinin altında bir sonuç gelirse piyasa bunu hızlı fiyatlar.
➡️ Beklentinin üstünde sonuç gelirse yükseliş sınırlı kalabilir.
Bugün piyasa için kötü haberin etkisi iyi haberden daha güçlü.
Bu nedenle ilk direksiyon piyasanın kendi içinde olacak.
İkinci el: Fed kararı değil, mesajı fiyatlanacak
Aynı gün gerçekleşecek ikinci kritik gelişme merkez bankası toplantısı.
Faizde değişiklik beklenmiyor. Ancak piyasalar kararın kendisini değil, verilecek mesajı izleyecek.
Çünkü bu toplantı sembolik bir anlam taşıyor. Powell’ın veda edeceği son toplantı ve “çakarak” mı gidecek merak konusu.
Merkez bankasının bağımsızlığı konusu artık sadece ekonomik değil, politik bir başlık haline geldi.
Bu nedenle piyasanın dikkat ettiği soru şu: Faiz indirimi baskısı artacak mı, yoksa para politikası bağımsız kalabilecek mi?
Bu sorunun cevabı piyasaların orta vadeli yönünü belirleyecek.
Üçüncü el: Yeni başkan senaryosu belirsizliği azaltacak mı?
Çarşamba gününün üçüncü kritik başlığı yeni merkez bankası başkanlığı sürecine ilişkin siyasi karar olacak.
Bu başlık piyasalar açısından teknik bir detay değil, doğrudan güven meselesi.
Çünkü yeni yönetimin nasıl bir politika izleyeceği henüz net değil. Bankacılık Komitesi’nde 13 Cumhuriyetçiye karşı 11 Demokrat oy kullanacak. Cumhuriyetçiler’den biri yer değiştirirse işin rengi değişir. Atama gecikebilir ve bu durumda Powell görevi vekil olarak sürdürecek.
Bu da Trump ile Powell arasında yeni bir kavga başlatır. Senato alt komitesinde oylamanın önünü açmak için Powell hakkında eski Fed binasını onarımından dolayı açılan dava da geri çekildi. Bu, görev devir teslimini olanaklı kılan ve Powell’ı rahatlatan bir durum.
➡️ Fed başkanlığına aday yapılan Warsh enflasyon savaşçısı tam bir şahin merkez bankacı, ”Ne yapılması gerekiyorsa o yapılmalı” diyor. Eğer kendisi gibi davranırsa faizi yukarı çekip enflasyonu yüzde 2’ye düşürülmesi beklenmeli. Eğer Warsh kendisi gibi davranırsa kısa sürede Trump’ın hedefi haline geleceği acık.
➡️ Çünkü son onay imzasını Trump atacak ve Fed’in faizi düşürmesini istiyor.
Ama enflasyon, faizi düşürerek, düşmüyor. Trump‘ın imkansızı istemesi Fed’in ana sorunu. Önümüzdeki süreç de Fed’in bağımsızlığını koruyup koruyamayacağı açısından son derece kritik olacak.
➡️ Warsh’ün Fed Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra ne yapacağı, gevşek para politikası yoksa sıkı para politikası izleyeceği önemli. Gevşek para politikası yolundan yürürse piyasaların gözünde anında Trump’ın adamı olacak. Sonrasında sık sık piyasalar tarafından test edilecek.
➡️ Sıkı para politikası yolundan yürürse de anında Trump’ın ateşi altında kalacak. Bu açıdan yeni başkanın koltuğu bir makamdan çok bir sınav olacak.
Tam anlamıyla bir ateşten gömlek.
Dönüm noktası olabilir
Bugün küresel piyasaların karşı karşıya olduğu en büyük risk ekonomik göstergeler değil, kararların zamanlaması.
Çünkü üç kritik gelişmenin aynı gün içinde yaşanması piyasa açısından bir yoğunlaşma yaratıyor.
Bu tür yoğunlaşmalar genellikle iki sonuç doğurur:
➡️ Yön hızla değişebilir.
Bu nedenle çarşamba günü bir dönüm noktası olabilir.
Piyasa için değil, beklentiler için.
Ralli devam edebilir ama direksiyon sabit değil
Küresel piyasalar hızlı toparlandı. Risk iştahı geri geldi. Ama güven henüz tam olarak oluşmadı.
Bu nedenle önümüzdeki dönemin ana teması büyük ihtimalle şu olacak:
➡️ Yükseliş sürebilir.
➡️ Dalgalanma bitmeyebilir.
➡️ Güven yeniden test edilebilir.
Ve çarşamba günü bu testin ilk büyük sahnesi olacak.
Son söz: "Piyasalar kısa vadede bir oylama makinesidir, uzun vadede ise bir tartı makinesi." Benjamin Graham
