Ankara’nın ‘al-ver’ terazisi: NATO, Trump ve Putin bizim pazarda!
Sevgili Haberton okurları, bu hafta Ankara sokaklarında öyle bir hava vardı ki, Beştepe’deki şatafatı gören mahalledeki düğün salonunu kapatıp dünyayı buraya çağırıyor zannederdi. Günlerdir süren NATO Zirvesi nihayet bitti, liderler uçaklarına binip memleketlerine döndü. Arkalarında ise bolca havalı fotoğraf, milyarlık savunma ihaleleri ve bizim gibi “Peki şimdi ne olacak?” diye düşünen bir kamuoyu bıraktı.
Gelin, meşhur Dezenformasyon Yasası’nın sınır çizgisinde, resmi raporların ve gerçeklerin dışına tek bir milim taşmadan, tamamen yasal ve profesyonel bir terazi kuralım. Bakalım bu büyük buluşmanın ardından elimizde ne kaldı, komşular bu işe ne dedi?
Trump’ın Uçak Seçimi ve Bizim “Yerli” İstihdamı
Zirvenin en çok konuşulan magazinel ama diplomatik gerçeği, Donald Trump’ın giderken bindiği uçak oldu. Gelirken son model, gıcır gıcır bir uçakla gelen Trump, dönerken güvenlik gerekçelerini öne sürerek emektar Air Force One uçağını tercih etti. Buradan çıkaracağımız ilk kesin ve manipülasyondan uzak bilgi şudur: Küresel siyasetin zirvesinde bile olsanız, “eskinin güveni başkadır” mantığı değişmiyor.
Peki, Ankara bu ağırlamadan ne aldı? Resmi açıklamalara ve imzalanan protokollere baktığımızda, yerli savunma sanayiimizin kasasına milyarlarca dolarlık ihracat ve ortak üretim kapısı aralandı. Yani Ankara........
