menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güvenin bedeli: Kırılmak mı, güçlenmek mi?

18 0
30.03.2026

Güven, insan ilişkilerinin en görünmez ama en güçlü bağlarından biridir. Birine güvenmek; kendini açmak, savunmasız kalmayı göze almak ve “yanımda zarar görmem” hissine izin vermektir. Bu yüzden güven sarsıldığında yaşanan şey sadece hayal kırıklığı değil; aynı zamanda derin bir içsel kırılmadır.

Peki insan güvenini kaybedince ne hisseder?

En yaygın duygular; şaşkınlık, öfke, üzüntü ve yoğun bir boşluk hissidir. Kişi çoğu zaman “Nasıl fark edemedim?” ya da “Ben nerede hata yaptım?” gibi düşüncelerle kendini sorgular. Bu noktada suçluluk ve değersizlik duyguları da devreye girebilir. Oysa çoğu zaman yaşanan durum, kişinin değerinden değil, karşı tarafın davranışlarından kaynaklanır.

Güven kaybı aynı zamanda zihinsel bir karmaşa yaratır. İnsan, geçmişte yaşanan anıları yeniden gözden geçirir, “gerçek miydi yoksa sahte miydi?” diye sorgular. Bu durum, zihinsel yorgunluk ve duygusal tükenmişlik yaratabilir. Özellikle sevilen birinden gelen hayal kırıklığı, sadece o kişiye değil, genel olarak insanlara karşı da temkinli olma eğilimini artırır.

Peki bu bir travma mıdır?

Her güven kaybı travma değildir, ancak bazı durumlarda travmatik etkiler yaratabilir. Eğer yaşanan durum yoğun bir ihanet, aldatma, manipülasyon ya da sürekli tekrar eden bir güven ihlali ise kişi bunu bir travma gibi deneyimleyebilir. Travmatik etkiler; tekrar tekrar düşünme, insanlara karşı aşırı güvensizlik, duygusal kapanma ve tetiklenmeler şeklinde kendini gösterebilir.

Ancak burada önemli olan şudur: Yaşanan şey ne olursa olsun, insan zihni iyileşme kapasitesine sahiptir.

Sevdiğiniz bir insan hayal kırıklığı yarattığında ne yapmalısınız?

İlk refleks genellikle ya tamamen kopmak ya da hiçbir şey olmamış gibi devam etmektir. Oysa sağlıklı olan, bu iki uç arasında bir yerde durabilmektir.

Öncelikle duygunuzu kabul edin. “Ben kırıldım”, “Güvenim sarsıldı” diyebilmek iyileşmenin ilk adımıdır. Duyguyu bastırmak, süreci uzatır.

İkinci olarak, açık bir iletişim kurmayı deneyin. Karşı tarafa ne hissettiğinizi anlatmak, hem sizin için bir rahatlama sağlar hem de ilişkinin gerçek potansiyelini ortaya çıkarır. Ancak burada önemli bir nokta var: Karşı tarafın sorumluluk alıp almadığını gözlemlemek. Çünkü güven, sadece sözle........

© Haberton