Elveda Lucescu
Türk futbolunun altın harflerle yazılan o dört yıllık serüveni, sadece bir şampiyonluk serisi değil; bir ülkenin makus talihini yenme hikayesiydi.
Fatih Terim önderliğinde kazanılan dört üst üste şampiyonluk ve ardından gelen o görkemli UEFA Kupası, “Büyük” sıfatının sadece ülke sınırları içinde değil, Edirne’nin ötesinde de nasıl taşınacağını dosta düşmana göstermişti. Kendine “büyük” diyenlerin Avrupa sahalarında tabelaya bakmaya dahi çekindiği o yıllarda, Galatasaray bir dünya markasına dönüşmüştü.Ancak her güzel masalın bir sonu, her veda vaktinin bir hüznü vardır. İmparator İtalya yolcusuydu; kadronun temel taşları yuvadan birer birer uçup Avrupa’nın dev kulüplerine dağılmıştı. Taraftarın zihninde tek bir soru yankılanıyordu: “Şimdi ne........
