menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumun aynası ailedir: Bir çocuğa bakınca ailesinden bir iz görülür

24 0
06.09.2026

Toplum dediğimiz büyük yapının temelleri, aslında çok daha küçük bir yerde, aile içerisinde atılıyor. Bir çocuğun nasıl konuştuğundan insanlara nasıl davrandığına, başarı karşısındaki tutumundan hatalarıyla nasıl yüzleştiğine kadar pek çok davranışın arkasında aileden gördüğü ve öğrendiği değerler bulunuyor.

Bir toplumda birbirinden farklı karakterlere, düşüncelere, davranış biçimlerine ve yaşam anlayışlarına sahip insanların bulunması son derece doğal. Kimi insan daha anlayışlı, kimi daha öfkeli; kimi sorumluluk sahibi, kimi ise sorumluluk almaktan kaçınan bir yapıya sahip olabiliyor.

Elbette bireyin karakterinin oluşmasında okul, arkadaş çevresi, yaşadığı toplum, sosyal medya ve hayat boyunca karşılaştığı insanlar gibi birçok dış etkenin de payı var. Ancak bütün bu etkilerden önce çocuğun karşılaştığı ilk dünya ailesidir.

Çocuk, hayatı önce ailesinin penceresinden görür.

Çocuk önce söyleneni değil, evde gördüğünü öğrenir

Bir çocuğa dürüst olmanın önemini anlatmak elbette değerlidir. Ancak çocuk, anne ve babasının günlük hayatında yalanı sıradanlaştırdığını görüyorsa, söylenen sözlerin etkisi zamanla azalabilir.

Çünkü çocuklar yalnızca kendilerine anlatılanları dinleyerek büyümez. Özellikle küçük yaşlarda çevrelerindeki yetişkinleri gözlemleyerek davranış biçimleri geliştirirler.

Anne babasının insanlara nasıl hitap ettiğini, bir sorun karşısında nasıl tepki verdiğini, yaşlılara nasıl davrandığını, çalışanlara nasıl yaklaştığını, başarısızlık karşısında ne yaptığını ve başkalarının hatalarına nasıl baktığını izler.

Bu nedenle çocuk yetiştirmek yalnızca çocuğa ne yapılması gerektiğini anlatmak değildir.

Asıl mesele, çocuğun önünde nasıl bir insan olduğunuzdur.

Çünkü çocuk çoğu zaman kulağından önce gözleriyle öğrenir.

Ailede normalleşen davranış, çocuğun hayatına taşınabilir

Bir davranış aile içerisinde sürekli tekrarlandığında zamanla normalleşebilir.

Yalanın küçük bir mesele olarak görüldüğü, başkasının hakkına saygının önemsenmediği, öfkenin iletişim biçimi haline geldiği veya insanların sürekli küçümsendiği bir ortamda büyüyen çocuğun bu davranışları doğru kabul etme ihtimali artabilir.

Bunun tam tersi de mümkündür.

Eğitime değer veren, kitap okuyan, araştıran, çalışan, başkalarının haklarına saygı gösteren, hatasını kabul edebilen ve özür dilemekten........

© Haberton