menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayatın gerçek bilançosu: Ne kadar kazanıyor, ne kadar yaşıyoruz?

9 0
08.06.2026

Son zamanlarda kime “Nasılsın?” diye sorsanız, aldığınız cevap genellikle derin bir iç çekişle başlıyor. Ardından cümle otomatik olarak oraya bağlanıyor: Ekonomiye, piyasalara, faturalara ve bitmek bilmeyen geçim telaşına.!

Haklıyız. Sabah kalktığımız andan gece başımızı yastığa koyduğumuz ana kadar hepimiz görünmez bir hesap makinesinin tuşlarına basıyoruz. “Bu ay bütçeyi nasıl denkleştireceğiz?”, “Geleceğe dair nasıl bir güvence oluşturacağız?” soruları, zihnimizin arkasında sürekli çalışan bir yazılım gibi. Ekonomi, artık sadece televizyonlardaki uzmanların tartıştığı soğuk rakamlardan ibaret değil; mutfağımızın, hayallerimizin ve en acısı da zamanımızın tam ortasında duruyor. Ancak tam da bu koşturmacanın ortasında, durup kendimize sormamız gereken hayati bir soru var: Biz hayatı kazanmaya çalışırken, yaşamayı mı kaçırıyoruz?

Rakamların Gölgesinde Unutulanlar

Ekonomi kelimesinin kökeni Yunanca “oikos” (ev) ve “nomos” (yasa) kelimelerinden gelir; yani en basit haliyle “ev yönetimi” demektir. Bugün ise evlerimizi yönetirken, o evlerin içinde bir “hayat” olduğunu unutabiliyoruz. Sürekli bir şeyleri biriktirme, eksikleri tamamlama ve finansal olarak “güvende hissetme” arzusuyla doluyuz. Elbette başımızı........

© Haberton