İnsan, kimsenin malı değildir
İnsanlık, çağlar boyunca özgürlüğü aradı. Kimi zaman savaşlarla, kimi zaman düşünceyle, kimi zaman da hukukun gücüyle bu arayışını sürdürdü. Ancak bugün hâlâ aşamadığımız önemli bir yanılgı var: Bir insanın, başka bir insan üzerinde sahiplik hakkı olduğunu düşünmek.
Bu düşünce bazen açıkça dile getirilir, bazen de sevgi, gelenek, aile, kıskançlık ya da fedakârlık adı altında kendine meşru bir zemin bulur. Oysa adı ne olursa olsun, bir insanın iradesini yok sayan her yaklaşım aynı noktaya çıkar: İnsanı özne olmaktan çıkarıp nesneye dönüştürmek.
İnsan, doğuştan onur sahibi bir varlıktır. Onuru, onun vazgeçilmez niteliğidir; satın alınamaz, devredilemez ve bir başkasına teslim edilemez. Bu nedenle hiçbir ilişki, hiçbir bağ ve hiçbir toplumsal rol, bir kişiye başka bir insan üzerinde mülkiyet hakkı vermez.
Toplumlar elbette kurallarla ayakta durur. Aileler sorumluluk üzerine kurulur. Dostluk, sevgi ve evlilik karşılıklı........
