menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir hayat, bin hikâye: İnsan

6 0
31.08.2026

İnsan nar gibidir. Dışarıdan bakıldığında tek bir insan, tek bir hayat, tek bir hikâye gibi görünür. Oysa içinde binlerce yaşanmışlık, tecrübe, karşılaşma, sevinç, kırgınlık ve imtihan saklıdır.

Her insan, tanıdığı insanların izlerini taşır. Bir söz yer eder içinde, bir ayrılık iz bırakır, bir dostluk büyütür, bir kayıp insanı değiştirir. Kimi zaman bir çocukluk hatırası, kimi zaman bir hayal, kimi zaman yaşanmış bir acı yıllarca insanın içinde yaşamaya devam eder.

Bu yüzden insanı yalnızca görünen yüzüyle tanımak mümkün değildir. Çünkü insan, Allah’ın yarattığı büyük kâinatın içinde, kendi varlığında nice sırları taşıyan küçük bir âlemdir.

İnsanın hikâyesi de yalnızca kendi doğduğu gün başlamaz. Onun hikâyesi kendisinden önce başlar; ailesinden, kültüründen, toplumundan ve kendisinden önce yaşamış insanların bıraktığı izlerden beslenerek devam eder.

İslâmî düşüncede insanlık tarihinin başlangıcı Hz. Âdem’e kadar uzanır. O günden bugüne dünya değişmiş, medeniyetler kurulmuş, toplumlar dönüşmüş, teknoloji gelişmiş ve yaşam biçimleri baştan sona değişmiştir. Fakat insanın temel meseleleri büyük ölçüde aynı kalmıştır.

İnsan hâlâ sever, korkar, bağlanır, kıskanır, umut eder, kaybetmekten korkar, ait olmak ve anlaşılmak ister. Hâlâ........

© Haberton