menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Duayen ressam Ayla Aksoyoğlu ile söyleşi

32 0
13.03.2026

Türk resim sanatının önemli isimlerinden duayen ressam Ayla Aksoyoğlu, sanat yolculuğunu ve ilham kaynaklarını Haberton’a anlattı.

Çocukluk yıllarında başlayan sanat tutkusundan, eserlerini besleyen düşünce dünyasına kadar pek çok konuya değinen Aksoyoğlu, sanata dair görüşlerini de paylaştı.

Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Ayla AKSOYOĞLU Kimdir?

Tüm varlığı, evreni, cisimleri ve canlıları merak eden, sonsuz meraklı ve yeryüzünde ne varsa çizmek isteyen bir ressamım. Ankaralıyım. 1968’de doğdum. Gazi Üniversitesi Resim Bölümü mezunuyum. Öğretmenlik yaptım ve resim kariyerimi bağımsız olarak sürdürüyorum.

Ressamlığa nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yazdığınızdan bahseder misiniz biraz?

Beş altı yaşlarımda bir çocukken nereden aklıma geldiğini bilmiyorum ama ressam olacağım dediğimi iyi hatırlıyorum. O yaşta köyde yaşıyordum ve evimizin toprak damından aldığım kille heykel yaptığımı resimler çizdiğimi biliyorum. O yaşta karar verdim ama bunun nasıl, nereden esinlendiğini hiç bilmiyorum. Yazma konusuna gelince, çocukluğumda ilkokulda roman yazmaya, öykü yazmaya başladım. Hatta arkadaşlarımla bir yazarlar derneği kurdum. Çocuksu bir kafayla nelere giriştiğimi görünce gülüyorum şimdi tabii.

Ressamlık alanında ilk eseriniz nedir ve sizin için önemini anlatır mısınız? 

Aslında bunun bir başlangıç noktası, şu resimdir dediğim bir eser söyleyemiyorum. Ressamlığa nereden başladığımı kesin ayıramam. Ama plastik sanatlar hayatıma beş yaşımda yaptığım bir heykelle başladım diyebilirim. Biraz da gülerek söylüyorum bunu. İlk işim bir heykeldi ve annesinin kucağında bir bebek........

© Haberton