menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dilin Grameriyle Kalbin Terbiyesi : Arapça Dilbilgisinden Hayata Dair Birkaç Ders

9 0
07.03.2026

Habername’deki Yazar ve Okur Kardeşlerim

Hayırlı Ramazanlarınız olsun

Rabbim Oruçlarımızı, teravihlerimizi, Kur’an kıraatlerimizi, sadaka ve sakatlarımızı kabul ve makbul eylesin

Uzun bir süredir sizlerden ayı kaldım, Hayatın ağır meşguliyetleri her hafta yazılarımla sizlerle buluşmama, hasbihal etmeme fırsat vermedi.

Ama bugün bu cumartesi sabahı, her şeyi bıraktım ve ilham aldığım bir Arapça ibare üzerine yazıya başladım.

Önce Arapça ibareyi Türkçe çeviri ile sizlerle paylaşmak istiyorum:

Kırk yılı aşkın bir süredir Arap dili ve belâgatı ile meşgul olan bir hoca olarak zaman zaman talebelerime şu soruları sorarım:

Bir dilin kalbi olabilir mi?

Dilbilgisinin bir ruhu var mıdır?

Dilin grameriyle kalbimizi terbiye edebilir miyiz?

İnsan hayatını bir dilin gramerine göre kurabilir mi?

İlk bakışta bu sorular biraz edebî veya felsefî hatta tuhaf görünebilir. Fakat dil ile hayat arasındaki ilişkiye biraz yakından baktığınızda şaşırtıcı bir şey fark edersiniz:

İnsan çoğu zaman dilinin içinde düşünür, dilinin içinde hisseder ve dilinin kuralları içinde hayatını anlamlandırır.

Özellikle Arapça söz konusu olduğunda bu durum daha da belirgindir. Çünkü Arapça sadece bir iletişim aracı değildir; aynı zamanda matematiksel bir düzen, mantıklı bir sistem ve estetik bir mimari barındıran bir dildir.

Bir talebe ilk defa şunu fark ettiğinde aslında büyük bir hayat dersini öğrenmiş olur:

Bir harfin küçük bir işareti değiştiğinde anlam tamamen değişebilir. Dilbilgisinde buna hareke denir. Türkçede “hareke / ses işareti” dediğimiz bu kavram Arapçada hareke (حَرَكَةٌ) olarak bilinir. İşte hayat da tam böyledir. Bazen küçücük bir tavır değişikliği, bir kelime, bir karar insanın kaderinin yönünü değiştirebilir.

Şimdi gelin, Arapça dilbilgisinin bazı kavramlarına bakalım ve onların bize hayat hakkında neler söylediğini düşünelim.

Kırıklık ve Açılış: Kesra’dan Fetha’ya

Arapçada “kırık” anlamına gelen, “kesra / alt esre” dediğimiz işaretin Arapça adı kesra (كَسْرَةٌ)’dır. Kırılmış kelime de meksûr (مَكْسُورٌ)’ demektir. Kesra harfin altına konur ve sesi aşağı çeker.

Bu yüzden Arapça öğrenen öğrenciler bazen şöyle der:

“Hocam kesra sesi sanki biraz hüzünlü gibi.”

Gerçekten de sembolik olarak bakıldığında kesra aşağıya doğru bir hareketi temsil eder. Hayatta da insan bazen kırılır.

Hayatın bazı dönemlerinde insan kendini gerçekten de böyle hisseder:

beklentileri gerçekleşmez

Ama Arapça bize çok güzel bir şey öğretir. Kesra ile........

© Habername