Güzel Bir Mezuniyet Töreninden Notlar
Haziran ayı sonunda Aksaray Üniversitesi İlahiyat fakültesi mezuniyet törenine katıldık. Yeğenimiz Elif Semiz’in mezuniyet töreninde sevincine ve mutluluğuna ortak olmak istedik. İyi ki öyle yapmışız. Son yıllarda gördüğüm en güzel ve kaliteli mezuniyet programlarından birine şahid olduk.
Gerek eğitimci hocaların konuşmaları gerekse öğrencilerin heyecan ve ilim aşkları bizleri çok etkiledi ve gelecek açısından ümitlendirdi. Ülkemiz adına güzel gençlerin yetiştiğini ve geleceğe hazırlandığını görmek ümit ve heyecan vericiydi. Sizin de beğeneceğinizi düşündüğüm bazı notlarımı paylaşacağım.
Giriş ve takdim konuşmasında sunucu öğrenci kardeşimiz mezun olan arkadaşlarına güzel bir şekilde görev ve sorumluluklarını hatırlattı. İşte o konuşmadan bazı bölümler;
Gönül dostlukları ömür boyu devam eder.
Bu dünyada gönül bağı kurduğumuz her şeyden sorumluyuz. Bugün dualarla bir araya geldiğimiz bu anlamlı törende, ilim yolculuğunda ilmek ilmek ördüğümüz ve irfanla süslediğimiz bir yolculuğun meyvelerini paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Bizlere verilen en değerli hediyeler ilim aşkı ve irfanla yoğrulmuş bir anlayıştır. Mezun olmak, sadece bir unvan değil; ilme, irfana ve hizmete izin verilmiş olmak demektir.
Yaratan Rabbimizin adıyla okuyup hayatı anlamlandırmak niyetiyle çıktığımız bu yolculukta, bizlere eşlik eden herkese şükran borçluyuz:
* Uykusuz geçen sınav gecelerinde dualarıyla yanımızda olan ailelerimiz,
* Talebe olup ilim talep etmek için oturduğumuz sıralarda aynı yolun yolcusu olan arkadaşlarımız,
* Yolumuza ışık tutarak rehberlik eden hocalarımız.
Zorluklar karşısında “Nasıl olur?” diye tereddüt ettiğimiz anlarda bizlere inanmaktan vazgeçmeyen, dualarıyla desteklerini esirgemeyen gizli kahramanlarımız olan ailelerimize hakiki bir vefayı borç biliyoruz. Bu başarıyı, hayallerimizi borçlu olduğumuz sizlere ithaf ediyoruz.
Bugün burada, ilim yolculuğunun bir durağında duruyoruz. Ama yol bitmedi; Rabbimizin adıyla okumaya, anlamaya ve hizmet etmeye devam edeceğiz. Kur’an-ı Kerim’den İsra Suresi 78-82. ayetlerde buyurulduğu gibi:
“Güneşin zevâlinden gecenin kararmasına kadar namazı dosdoğru kıl; sabah namazını da kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir. Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a ulaştırsın.
De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”
De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.” Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.’
Bu ayetler bize yolun hakikatini, kulluğun sorumluluğunu ve ilmin rehberliğini hatırlatıyor.
Dekan Mustafa Çoban konuşmasında şu önemli konuları hatırlattı.
Mezuniyet Törenlerinde aynı zamanda yeni bir hayat yolculuğunu başlangıcına da şahitlik ediyoruz. Diplomalar yılların emeğinin sabrın gayretin ve duaların meyvesidir. Bugün mezuniyetle birlikte gelen bir sorumluluk duygusunu da taşıyan bir gündür
Mezunlarımız ilahiyat eğitimi sadece bilgi edinme süreci değildir. Sizler burada Kur’an-ı Kerim kıraat, İslam hukuku, hadis, tefsir, felsefe, İslam düşünce tarihi gibi birçok dersle birlikte aynı zamanda insanı anlamayı farklılıklara saygılı olmayı hakikati aramayı ve Hikmet’le konuşmayı öğrenmeye çalıştınız. Çünkü ilahiyatın özü bilgiyi ahlakla, ilmi irfanla ve sözü hikmetle buluşturmaktır
Tüm üniversiteler bilgi üretir ancak ilahiyat fakülteleri bilginin ötesinde anlam üretmeye de gayret eder. İçinde yaşadığımız çağ bilgiye kolay ulaşılan ancak hakikati bulmanın ve onu aramanın zor olduğu çağdır. Dolayısıyla bizler bilgiyle hikmeti birleştirerek örnek olmak zorundayız
Bugün sizlere özetle ifade........
