menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

17 AĞUSTOS DEPREMİ: HATIRALAR ve DERSLER

8 0
20.08.2026

17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Unutulmaz denilen acılar unutuldu. “Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediğimiz konular, eski alışıldık boş vermişliğe kapıldı gitti. Yaşanılan bütün acılar, günlük yaşam telaşı arasında kayboldu. Geride sadece o günü en dramatik şekilde yaşayanların acı hatıraları kaldı. Halbuki 17 Ağustos Depremi tüm Türkiye’ye verilmiş çok önemli bir uyarı idi.

Evinin enkazının başında yakınlarının cesetlerini bulmayı bekleyenler, kaybettiği yakınlarının acısından kendi yaralarını kırıklarını duymayanlar, dükkanlara ve apartmanlara sahip olup bir günde ekmeğe muhtaç hale gelenler vb gördüğümüz binlerce acı tablolardan sadece bir kaçı idi.

Geçmişin acılarından dersler alarak, daha iyi bir gelecek kurabilmek için, bugünden geriye bakarak bir değerlendirme yapmamız, güçlü ve zayıf yönlerimizi tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.

17 Ağustos 1999 depreminde evler ve sitelerdeki binalar kadar hastane binaları, belediyeler, okullarda ya yıkılmış ya da ağır hasarlı idi. Gölcük merkezli olmasına rağmen çevre iller Yalova, Sakarya, Kocaeli çok ciddi şekilde İstanbul daha hafif şekilde etkilenmişti. Deprem konusunda hazırlıklı olmadığımızdan maalesef yardım ve kurtarma çalışmaları çok geç ve amatörce yapılabilmişti.

Biz Sağlık Vakfı ve Hak Yol Vakfı gönüllüleri olarak İstanbul’dan deprem bölgesine ilk giden ekiplerden biri olmamıza rağmen hazırlıkları tamamlamak için depremin 3. günü Gölcük te çalışmaya başladık. Daha önce hazırlıklı olan sağlık bakanlığı çalışanları ve dış ülkelerden sağlık ekipleri ise depremin 1. günü yardım çalışmalarına başlamış ve çok önemli acil müdahalelerle hayat kurtarmışlardı.

Bizden önce gelip yerleşen ve organize olan Rus yardım ekibi depremden sonra 12 saat geçmeden Moskova’dan Gölcük’e gelmişti. Zaten hazırlıklı olan medikal yardım ekibi ile portatif şişme çadırlardan oluşan ameliyat-poliklinik-dinlenme kısımlarını kurmuşlar, acil ameliyat ve muayenelere başlamışlardı. O ekibin çalışmalarına hayran kalmış ve bizde de olsa diye gayret etmiştik. Artık bizim ülkemizde de AFAD ve UMKE gibi kuruluşlar ile aynı imkan ve ekiplere sahibiz.

Sağlık Vakfı ve Hak Yol Vakfı gönüllüleri olarak Gölcük merkezde yaklaşık 40 gün sağlık ve gıda yardımı faaliyeti yaptık. Enkazları arasında zor durumda her türlü yardıma muhtaç insanlara bir yardım eli uzattık. İnsanların gönüllerini ve dualarını aldık.

O günlerin acı tablolarını hatırlayan herkes az çok bilir. Biz bu yazımızda bir daha o acılar yaşanmaması için bazı temel uyarıları hatırlatacağız.

Deprem Öldürmez, Sağlam Olmayan Bina Öldürür

Depremden önce bina ve diğer yapıların depreme dayanıklı olarak inşa edilmesi çok önemli. Depremden korunma ve yardım konusunda deprem esnasında ve sonrasında yapılacak şeyler olsa da bunlar az ve sınırlı. Esas olarak depremden korunmak için binaların sağlam ve depreme dayanıklı inşa edilmesi suretiyle tehlikenin en aza indirilmesi ile mümkündür.

Bu sözün gerçekliğini Gölcük Depreminde tam anlamıyla yaşayarak gördük. Depreme dayanıksız, yapı denetim belgesi olmayan, çok katlı ve imara aykırı, aşırı kar amaçlı güvenliğe dikkat edilmeden yapılan binalar, depremde yıkılarak içinde yaşayan insanlara mezar olmuştu. Fakat yamaçlarda tek veya iki katlı eski binalar depremden daha az etkilenmiş, içinde yaşayanlar bu afeti hafif atlatmıştı.

Marmara Bölgesinden bir belediye yöneticisinin anlattığı aklımdan çıkmıyor. 1997 yılında daha deprem olmadan önce imara ve yönetmeliğe aykırı evlerin yıkımı için talimat verdiğini anlattı. Birkaç gün sonra imara ve yönetmeliğe aykırı olduğu için yıkılması gereken bir akrabasının evini ablası ve annesinin ısrarlı talep ve........

© Habername