Ölçünün Mal Olduğu Yerde Adalet Mümkün mü?
Modern ekonominin en büyük yanılsaması, paranın sadece bir değişim aracı olduğu iddiasıdır. Oysa bugünün Türkiye’sinde ve dünyasında para; mal ve hizmetlerin değerini ölçen bir birim olmaktan çıkmış, bizzat ticaretin ana konusu haline gelmiştir. Yani "ölçü", artık tarttığı maldan daha kıymetli bir "mal" haline dönüştürülmüştür. Bu durum, sadece ekonomik bir tercih değil, kökleri derin bir adaletsizliğe dayanan sistemsel bir sorundur.
Paranın üretim süreci incelendiğinde, karşımıza çıkan tablo oldukça çarpıcıdır: Para, piyasaya bir değerin karşılığı olarak değil, bir borcun belgesi olarak girmektedir. Merkez Bankası ve bankacılık sisteminin işleyişi, parayı faiz enstrümanı aracılığıyla bir borç mekanizmasına bağlamıştır. Bu sistemde para, üretimin doğal bir sonucu değil, üretim yapabilmek için "kiralanması" gereken pahalı bir araçtır.
Kredi yoluyla piyasaya sürülen para, beraberinde kısıtları ve faiz yükünü getirir. Devlet vergi toplarken, üretici mal........
