menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3 Mayıs: Hatıradan geleceğe Türkçülük şuuru

20 0
05.05.2026

Bazı tarihler vardır; takvim yapraklarında bir gün olarak görünür ama aslında bir fikrin, bir direnişin ve bir uyanışın adıdır. 3 Mayıs da böyledir. 1944’te yaşanan hadiseler, yalnızca bir dönemin siyasi gerilimleriyle açıklanamaz; o gün, Türkçülüğün bedel ödenerek savunulduğu, inancın sorgulandığı ve iradenin sınandığı bir eşiktir.

3 Mayıs’ı anlamak, sadece geçmişte yaşananları bilmek değildir. Asıl mesele, o günün hangi ruhu temsil ettiğini kavramaktır. Çünkü Türkçülük, dar bir ideolojik kalıba sıkıştırılamayacak kadar köklü; hamasete indirgenemeyecek kadar derin bir fikirdir. Bu fikir, Türk milletinin tarih boyunca inşa ettiği dilin, kültürün, devlet aklının ve medeniyet iddiasının adıdır.

1944’te yargılananlar, yalnızca şahıslar değildi; aslında yargılanan bir fikirdi. Ancak tarih bize defalarca göstermiştir ki, fikirler mahkûm edilemez. Nitekim 3 Mayıs’tan sonra Türkçülük daha da güçlenmiş, daha bilinçli bir zemine oturmuş ve geniş kitlelerde karşılık bulmuştur. Bu yönüyle 3 Mayıs, bir kırılma olduğu kadar bir doğuşun da simgesidir.

Dünden bugüne baktığımızda, Türkçülüğün........

© Habererk