menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HAKKI ÖZNUR : 3 MAYIS TÜRKÇÜLERİN BAYRAKLAŞAN MİLLİ DİRENİŞ HAREKETİDİR!

214 0
02.05.2026

Ülkücü Hareket’in tarihini yazan, Ülkücü Hareket’in kanaat önderlerinden, araştırmacı- yazar  Hakkı Öznur, 3 Mayıs 1944’ün  82. yıl dönümünde yazılı bir açıklama yayımladı. Öznur yazısında   "Ülkücüler 3 Mayıs ruhuyla 82 yıl sonra yine “tek adam, tek parti, tek ses” rejimine karşı milliyetçi şahlanışı, ülkücü duruşu gösterecektir" ifadelerini kullandı. NE “DİKTALARA” NE “DİKTATÖRLERE” BOYUN EĞDİK! HER ZAMAN “ADALET VE DEMOKRASİ” DEDİK Her yıl 3 Mayıs, Türkçülük Günü  olarak büyük bir heyecan ve coşkuyla kutlanmaktadır.  3 Mayıs, Türk milliyetçiliğini ve Türkçülüğü simgeleyen önemli bir gündür. Türkçüler Günü'nün ortaya çıkışı, Nihal Atsız-Sabahattin Ali Davasının 3 Mayıs 1944'teki duruşmasının ardından oluşmuştur. 3 Mayıs 1944 Ankara Nümayişi'nin ilk yıl dönümünde, 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane'de Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Türkçüler tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anıldı  Türkçülük Günü, Türkçüler Günü, Milliyetçiler Bayramı, olarak adlandırılan  3 Mayıs Türkçülük günü  ilk defa Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkum tarafından   çay içilmesi ve sohbet edilmes suretiyle kutlanmıştır. Takip eden yıllarda ve özellikle 1947 sonrasında bu gün tüm Türk milliyetçilerinin gelenek olarak her yıl kutladığı bir  güne dönüşmüştür.  3 Mayıs Türkçülük Günü olarak her yıl kutlanan Türk ve Türklük, Türkçülük düşünce yapısının artık düşünce ve hayalden öte bir var oluş, haykırış ve birlikte hareket etme günüdür. Atsız’ın başyazar olduğu Orkun dergisinin 4 Mayıs 1951 tarihli 31. sayısının kapağındaki isimsiz yazının başlığında “Bayramınız Kutlu Olsun” yazmaktadır. Yazıdan kısa bir bölüm:   “3 Mayıs günü birkaç yıldan beri Türkçüler arasında hususi surette bir Türkçülük Bayramı olarak kutlanmaya başlamıştır. Bu kutlama daima sessiz ve mütevazi olmuştur.”

“Orkun bu geleneğin (…) her yıl kuvvetlenerek ve genişleyerek Türkçüler arasında gittikçe kök salmasını temenni etmektedir.” “3 Mayıs’ın Türkçülük Bayramı sayılması hiçbir teşekkülün kararına dayanmıyor.” “3 Mayıs’ın Türkçülere bayram günü seçilmesi ilk bakışta belki garipsenir. Çünkü o günün akşamında meydan zulüm ve entrika kuvvetlerine kalmıştı. Türkçü gençler hürriyetinden mahrum edilmiş, dövülmüş ve sövülmüştü. Kin ve baskının, Türkçülüğe sövülmenin ve iftiranın, Türk’ün Türk’e düşman edilmesi gayretinin en karanlık günleri o gün ile başlar. Buna rağmen o günün matem günü değil bayram günü sayılmasının sırrı, o gün her şeye rağmen büyük zaferin, ‘gönüllerin birleşmesi’ zaferinin kazanılmasıdır.” Atsız, 1962 yılında 3 Mayıs sebebiyle Orkun dergisine yazdığı bir yazıda  şunları söylüyor: (…) Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. Ona bayram diyemeyeceğiz. Çünkü yıllarla süren büyük ıstırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kaabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşı ile yamanı ayırmak fırsatını vermiştir. O güne kadar tehlikelerden gaafil bir çocuk topluluğu ile yürüyen Türkçülük, 3 Mayıs’ta gafletten ayrılmış, maskelerin arasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayalin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür. (…) Atsız, Kürşad Dergisinin ,1964, tarihli 2. Sayısında  3 Mayıs ile ilgili şunları söylüyor:  “3 Mayıs 1944… 3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar yalnız duygu ve düşünce olan, ebedî ve ilmî sınırları pek de aşmayan Türkçülük, 1944 yılının 3 Mayıs’ında birden bire hareket oluverdi.  Ali Suaviler, Süleyman Paşalar, Mehmet Eminler, Ziya Gökalplar, Rıza Nurlar yalnız duygu, düşünce, iş Türkçüsü idiler. Hareket Türkçüsü olmamışlardı. Çırağan baskını Türkçü Ali Suavi’nin siyasî bir hareketiydi. Bunun Türkçülükle ilgisi yoktu. Sıhhiye Vekili (Sağlık Bakanı) olduğu zaman gayrî Türkleri atarak yerine Türkleri yerleştiren Rıza Nur, fiilî Türkçülük yapıyordu. Fakat bu da hareket değildi.  Türkçülükte ilk hareketi, 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara’daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususî bir şerefi vardır.  Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. O güne kadar tehlikelerden gafil bir çocuk toyluğu ile yürüyen Türkçülük 3 Mayıs’ta gafletten ayılmış, maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayalin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür.  Böyle sağlam bir sonuca varmak için çekilen bunca sıkıntılar boşa gitmiş sayılmaz. Bundan dolayı biz 3 Mayıs’a “Türkçüler Günü” deyip çıkıyoruz. Hoşlanmayanlar onu benimsemesin. Yalnız kendilerine benzeyenler, yani Türk’e benzemeyenler onu yadırgasın. Biz 3 Mayıs’ı sevmekte devam edeceğiz. Türkçülük, tek sandığı düşmanına karşı 3 Mayıs hareketini yaparken onun çift olduğunu acı bir deneme ile öğrendi. 

Bu millî hareketin zaferinden korkan Türkçülük düşmanları, Türkçüler ortaçağı andıran vahşetlerle hapse atılır ve aleyhlerinde türlü yayınlar yapılırken, onları tartışmaya çağırmak garabetini de gösterdiler. Tarih bunu bağışlamayacak ve Türkçülerin günü olan 3 Mayıs, bir gün Türklerin günü olunca onlar tarihin büyük mahkemesinde lâyık oldukları akıbete uğrayacaklardır.  TÜRKÇÜLER! Toplu veya yalnız, her yerde 3 Mayıs’ı analım. Anlatalım ve Kürşad’ın  hâtırasını yüceltelim…  Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhayı hürriyet,  Çalış, idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten! ”  Irkçılık Turancılık davasının sebeplerinden biri olarak kabul edilen 'Hüseyin Nihal Atsız ve Sabahattin Ali' davası kapsamında, 3 Mayıs 1944 tarihinde bir duruşma gerçekleştirilmiştir. Bu duruşmanın ardından, Ankara Nümayişini' her yıl anma amacıyla 3 Mayıs, Türkçülük Günü olarak belirlenmiştir. Türkçülük Günü, Türkçüler Günü,  Türkçüler Bayramı, olarak adlandırılan  3 kavramda 3 Mayısın ruhuna ve önemine uygundur Her 3 başlıkta kullanılabilir. 3 Mayıs 1944 yılında Türk milliyetçilerinin, Türkçülüğün şahikası, mistik önderi, Atsız Hoca önderliğinde, tek parti diktatörlüğüne, milli şef rejimine, meydan okuyuşunun 82. yıl dönümündeyiz. Türkçülük ve Türk Milliyetçiliği hareketinde önemli günlerden ve dönüm noktalarından birisi de 3 MAYIS 1944 Türkçülük Olaylarıdır 3 Mayıs 1944 tutuklamaları, Türk milliyetçiliği tarihinin ibret verici dönüm noktalarından biridir. Türkçülük Günü olarak tarihte yerini almış olan 3 Mayıs, Türkçülük tarihinin ve Türkçülük düşüncesinin anlaşılması için bir vesiledir. 3 Mayıs, tek parti diktatörlüğüne, istibdat rejimine, milli şef rejimine, despotizme, gayrimilli zihniyetlere, ideolojilere karşı milletin evlatları, milletin yiğitleri Türk milliyetçilerinin tarihe not düştüğü, destan yazdığı, milli bir gündür. 3 Mayıs milli şuurun ayaklanmasıdır. Atsızın önderliğindeki Türk milliyetçileri 81 yıl önce büyük bir zulme maruz kaldılar. Tek parti döneminin mahkemelerinde yargılandılar ve tabutluklarda işkence gördüler, zulümler gördüler Parti devleti tarafından “Milli Şef” ilan edilen İsmet İnönü'nün tek parti ve tek şef sistemine karşı çıkan Türk milliyetçileri, “Irkçılık-Turancılık” suçlamasıyla tabutluklara konuldular, işkenceler gördüler. CHP diktası, Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü savunan Türk milliyetçilerini, dış güçlere yaranmak için işkencelere tabii tutup, yargılamıştı. 82 yıl önce 23 Türk milliyetçisi; inanmışlığın, adanmışlığın ve kararlılığın en mümtaz örneklerini, dikta rejimine boyun eğmeyerek göstermiştir. 23 Türk milliyetçisi, Türk milliyetçiliği ülkülerinden dolayı nice iftira ve isnatlara maruz kalmışlardır. 20. yüzyılın Kürşat’ı Atsız Hoca, parti-devlet rejimine, tek parti diktatörlüğüne boyun eğmedi, dik durdu, tarih yazdı. 3 Mayıs 1944'te yakılan meşale, Ülkücü yolumuza ışık tutmaya devam ediyor. 3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin bayraklaşan hareketidir. 3 Mayıs, haktan, halktan ve hakikatten yana olanların, inançlı ve kararlı duruşudur. 3 Mayıs, zulme, muktedirlere başkaldırma kültürüdür. 3 Mayıs, Türk aydınlarının milli direnişinin ve........

© Habererk