Tüccarlık ile Girişimcilik Arasındaki İnce Çizgi
İş dünyasında sıkça birbirine karıştırılan iki kavram vardır: Tüccarlık ve girişimcilik. Her iki kavram da ticaretle, kazançla ve ekonomik faaliyetlerle ilgilidir. Ancak düşünce yapıları, hedefleri ve başarıya bakış açıları çoğu zaman birbirinden oldukça farklıdır. Bu farkı anlamak, iş hayatında neden bazı insanların belirli bir seviyede kaldığını, bazılarının ise sürekli büyüdüğünü anlamak açısından önemlidir.
Tüccar, öncelikle kazanç elde etmeyi hedefler. Onun için ticaretin temel amacı para kazanmaktır. Riskleri azaltmak, mevcut sermayeyi korumak ve düzenli gelir elde etmek öncelikleri arasında yer alır. Bu yaklaşımın yanlış bir tarafı yoktur. Tarih boyunca ticaret yapan insanlar ekonomilerin gelişmesinde önemli rol oynamışlardır. Ancak tüccarın bakış açısı çoğu zaman mevcut düzeni korumaya yöneliktir.
Girişimci ise kazancın ötesinde bir motivasyona sahiptir. Onun en büyük heyecanı yalnızca para kazanmak değil, yeni bir şey oluşturmak, büyütmek, geliştirmek ve başarı hikâyesi yazmaktır. Para onun için çoğu zaman amaç değil, büyümeyi sağlayan bir araçtır. Kazandığı sermayeyi tüketmek yerine yeniden üretime yönlendirmeyi tercih eder.
İki kişi aynı işletmeye, aynı sermayeye ve aynı fırsatlara sahip olabilir. Ancak aralarındaki düşünce farkı zamanla sonuçlara da yansır. Birisi kazandığı gelirle mevcut yaşam standardını yükseltmeye çalışırken, diğeri elde ettiği kaynakları işini büyütmek için kullanabilir. İşte uzun vadede büyük farklar çoğu zaman burada ortaya çıkar.
Girişimcilik yalnızca para kazanma becerisi değil, aynı zamanda geleceği görebilme, risk alabilme, fırsatları değerlendirebilme ve büyüme iradesi gösterebilme sanatıdır. Bu nedenle girişimciler çoğu zaman başarıyı banka hesaplarından çok ortaya koydukları eserler ve oluşturdukları değerlerle ölçerler.
• Girişimci bakış açısı büyüme ve gelişimi teşvik eder. • Yenilikçi düşünce ekonomik değer oluşturabilir. •........
