menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zenginlik Ne Zaman Gösterişe Dönüştü?

27 0
03.10.2026

Bizim çocukluğumuzda “zengin adam” denildiğinde gözümüzde başka bir insan canlanırdı.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Fabrikatördü, tüccardı, sanayiciydi… “Büyük adam” derlerdi.

Ama o büyüklük yalnızca parasından kaynaklanmazdı. Fabrikasında yüzlerce insan çalıştırması, mahallesine okul yaptırması, memleketine çeşme, yurt, hastane kazandırması da zenginliğinin bir parçası sayılırdı.

Çünkü servetin beraberinde bir sorumluluk taşıdığına inanılırdı.

Bugün ise zenginliğin tarifi değişti.

Fabrikanın yerini lüks otomobil, üretimin yerini marka tutkusu, toplumsal itibarın yerini sosyal medyada sergilenen hayat aldı.

Elbette herkes böyle değil. Kazandığını ülkesine yatıran, istihdam sağlayan, öğrenci okutan, bilimden sanata kadar topluma destek veren iş insanlarımız var. Onları tenzih ediyorum.

Benim sözüm başka bir anlayışa…

Parayı bu memlekette kazanıp bu memlekete karşı hiçbir sorumluluk hissetmeyenlere…

İşçisinin ücretini maliyet görüp kendi lüksünü “başarı” sayanlara…

Vergiden kaçmanın yolunu bulunca kendisini becerikli iş insanı zannedenlere…

Kamu kaynaklarından yararlanıp sıra topluma borcunu ödemeye geldiğinde ortadan kaybolanlara…

Üretmekten çok tükettiğini göstermeyi marifet bilenlere…

Bir de meselenin millî ve manevi tarafı var.

Millî bir meselede, toplumsal bir dayanışmada, kültüre, eğitime veya ihtiyaç sahibine destek söz konusu olduğunda durumu gayet iyi olan bazı insanların kapısını çalın; çok tanıdık bir cümle duyarsınız:

“Piyasa çok sıkışık, bizim de durumumuz iyi değil.”

Doğrudur, ekonomi zaman zaman herkesi zorlayabilir. Ticaretin kendine özgü şartları vardır. Ancak aynı insanların hayatlarına baktığınızda başka bir tabloyla karşılaşıyorsunuz.

Lüks tüketimde sıkıntı yok.

Pahalı otomobillerde sıkıntı yok.

Tatillerde, teknelerde, eğlencede, gösterişte sıkıntı yok.

Kendi konforu söz konusu olduğunda akan paranın........

© Habererk