Kobani nihayet düştü
PYD-PKK Haseke ve Kamışlıyı 29 Ocak’ta varılan mutabakat gereği kısa süre zarfında teslim etse de Kobani’yi (Arap Pınarı) teslim etmemek için uzun süre direndi. Suriye ordusu Haseke ve Kamışlıda kontrolü sağladıktan sonra Arap Pınarına bağlı köy ve kasabaları denetimi altına aldı. Akabinde Arap Pınarını kuşattı. PYD-PKK çekilmeyince Kobani’ye kuvvet kullanarak girmedi. Ordu, PYD-PKK güçleriyle çatışmamaya özen gösterdi.
Terör örgütünün istismar edeceği, uluslararası kamuoyunu etkileyebileceği, ölümlere sebep olabilecek açlık, yokluk ve benzeri durumların ortaya çıkmaması için yardım taşıyan tırların geçişine kontrollü olarak izin verdi. Böylece beklenenleri yapmayarak hatta tam tersini yaparak terör örgütünün oyunlarını bozdu. Silahları bırakmaya ve Suriye’den çekilmeye karşı olan sertlik yanlılarını zayıf düşürdü.
Ordu Arap Pınarına saldırsaydı terör örgütü sivilleri canlı kalkan olarak kullanacaktı. Belki binlerce masum insan ölecekti. Halkların arasında kan davası girecekti. Eğer tırların geçişine izin verilmeseydi bebekler, çocuklar ölecek ve uluslararası kamuoyunun ilgisi çekilecekti. Terör örgütü için Kobani sadece Kobani değil. Kobani’yi kaleleri, hareketlerinin doğduğu yerlerden biri olarak görüyorlar. Kutsiyet atfediyorlar.
Son bir ümitle Arap Pınarını ellerinde tutabildikleri kadar tutmaya çalıştılar. ‘’Belki dengeler değişir, Amerika kararından döner, ABD ile Türkiye’nin arası bozulur. İran’daki gelişmeler hareket alanı sağlar. İsrail’le Türkiye karşı karşıya gelir. Suriye karışır’’ gibi düşüncelerle, ama her geçen gün biraz daha ümitsizliğe kapılarak beklediler.
Nisan başında teröristler Türkiye sınırlarındaki kırsal bölgelere çekildiler. Akabinde ordu Arap Pınarına girdi. Güvenliği sağlayarak kasabayı emniyet güçlerine temsil etti. 7 Nisan’da göndere Suriye ve Türk bayrakları çekildi. Son olarak Halep’ten atanan belediye başkanı görevi PYD’li başkandan devraldı. Böylece........
