menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

21 Şubat 1918: Bitlis'in Ahlat ilçesinin Rus ve Ermeni işgalinden kurtuluşudur

9 0
21.02.2026

29 Haziran 1915 tarihinde başlayan, Ermeni çeteleri destekli Rus işgalini, Abdülkerim Paşa'nın Osmanlı Taburu, 24 Temmuz 1916 akşamı sona erdirdi.

Rus General Şarpantiye ve 3’üncü Rus Maverayibaykal Don Kazak Livası’nı kuvvetlerini, Ahlat’tan sürdü.

Lakin 4 Şubat 1916'da tarihinde Ruslar, Chernozubov komutasında bir kez daha Ahlat’a saldırarak, ikinci defa işgal ettiler.

Kronolojik anlamda, İşgal Kabusu, 2 yıl, 7 ay, 23 gün sürdü. Rusya’da meydana gelen ihtilal sebebiyle tutunamayacağını anlayan düşman, 21 Şubat 1918 tarihinde Ahlat'tan geri çekilmek zorunda kaldı.

İşgal aralıklarla Ahlat'ta 2 yıl 17 gün sürmüştü.

Çanakkale savaşında boğazdan geçemeyen İtilaf kuvvetleri Rusya'ya yardıma erişememiş, Bolşevik devrimi gerçekleşmiş Rus Çarlığı, kısaca beyazlar yıkılmıştı.

Bu sonuç; kar altında, beyazlar içindeki Ahlat ovasına kadar yansımıştı. Tarih işte.

Peki Ahlat Türk İnsanı için neden önemlidir?

Ahlat, Türklerin Anadolu’ya tekrar yeniden geri döndüğü giriş kapısı olarak tarihi bir öneme sahiptir.

Malazgirt Zaferinden sonra Alparslan su kaynakları, tarıma elverişliliği ve taşı nedeni ile Ahlat'ı tercih etmiştir.

Ahlat, aynı zamanda Ertuğrul Gazi’nin doğduğu şehirdir. Selçuklu Mezarlıkları ve birçok Selçuklu dönemi eser Ahlat'ta bulunmaktadır.

23 Ağustos 1071.'de Türk'ün Anadolu'ya son gelişinin ve kalıcı yurt edişinin nişanı "Kutlu Şehir Ahlat'a ayak basılalı neredeyse 955 yıl oldu. Yani kalıcı olduğumuzun ve bir yere gitmediğimizin ispatıdır Ahlat...

Ahlat; Anadolu'nun kapısı, Türkiye'nin tapusudur. Ahlat, bu topraklardaki ezeli ve ebedi mevcudiyetimizin simgesidir!

"Türk milleti için Ahlat, Kızılelma'nın anahtarıdır."

Tarihiyle, ruhuyla ve manevi iklimiyle Ahlat; milletimizin hafızasında daima kutlu bir nişane olarak kalacaktır…


© Habererk