menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir yiğit öldü diyeler...

31 0
26.03.2026

Önceki gün Muhsin Yazıcıoğlu'nun 17. ölüm yıldönümünde, onu bir defa daha anmak için   Anadolu Düşünce ve Strateji Merkezi'nin düzenlediği panele katıldık.

Müzeye çevrilen Ulucanlar cezaevi bir defa daha onun dostları ve arkadaşları ile doldu.

Birçoğu bu hapishanede gün saymış, çile doldurmuş insanlardı. Bu defa bir gönül dostu için oradaydılar.Destanlara sığmayan hatıralar, mücadeleler bir defa daha yad edildi.Dünün ölümle eğlenen gençleri artık birer aksakallı olmuşlardı.

Kimler yoktu ki, Yılma Durak'lar, Selçuk Özdağ'lar, Remzi Çayır'lar, Kadirhan Sunguroğlu'lar, Muammer Cındıllı'lar, Esat Bütün'ler, Lütfü Şehsuvaroğlu'lar, Haşim Yanar'lar,Hakkı Öznur'lar,Selami Ekici'ler,Battal Arvas'lar,Metin Köse'ler,Necmi Rıza Akdinç'ler, Mustafa Elmas'lar,Tevfik Akın'lar, Veysi Erken'ler,Murat Sancak'lar Mehmet Güneş'ler,Mehmet Doğan'lar, Mustafa Onbaşı'lar,Ömer Anaç'lar,İlhami Yaşa'lar,Hüsnü Kiraz'lar ve ismini hatırlayamadığım Bingöl'den, Manisa'dan,Espiye'den Samsun ve Sivas'tan, hemen her parti ve görüşten ve her siyasetten daha niceleri... Bu kadar farklı insanı bir araya getirmek ancak  bir ideolojiye sığmayacak bir kişilik ve kucaklayıcılık sergilemekle mümkündür.   

Rahmetli Yazıcıoğlu, böyle biriydi,Türk insanına ideolojisiz, partisiz bakar,insanı ideoloji veya parti değeri ile ölçmez,ona insan olarak değer verirdi.  Baktığı zaman solu- sağı değil insanı görürdü. Onun için her insan aziz ve muhteremdi.Etrafına  faklı düşünenlerin aşamayacağı veya geçemeyeceği duvarlar örmemişti.Belki de bunun için bu kadar seviliyordu.

Konuşmacılar, misafirler onunla ilgili hatıralarını naklettiler.Herkese nasıl dokunduğunu........

© Habererk