menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin Yeni Ulusal Strateji Belgesi

9 0
17.12.2025

ABD, geçen hafta yayınladığı strateji belgesiyle dış politikasını tamamen değiştirdi. Bu belgeyle Amerikan devleti, Trump’ın düşüncelerini devlet siyaseti haline getirdi. Amerika kuruluşundan 1823 senesine kadar izolasyonistti. Kendisine saldırılmadığı sürece dış dünyaya ilgisizdi.

Latin Amerika devletleri bağımsızlıklarını kazanınca İngiltere, Fransa, Hollanda ve Rusya bu devletleri yeni sömürgeleri olarak gözlerine kestirdiler. Bu ABD’nin zayıf Latin Amerika devletlerinin yerine güçlü Avrupa imparatorluklarıyla komşu olması demekti. ABD, ulusal çıkarlarına aykırı olan bu planları bozmak için 1823’te ilan ettiği Monroe doktriniyle, Amerika kıtasında sömürgeleştirmeye izin vermeyeceğini duyurdu. Kendisine ilişilmediği sürece Amerika kıtası dışındaki yerlere ilgisiz kalmaya devam edecekti.

Amerika’nın dünya savaşlarına katılması Monroe doktrininden vazgeçtiği anlamına gelmiyordu. Zira Birinci Dünya Harbine Alman denizaltılarının Amerikan gemilerini batırması ve İkinci Dünya Harbine Japonya’nın saldırması üzerine girdi. Aslında ikinci harpten sonra da niyeti izolasyonist politikalara dönmekti.

SSCB’nin Baltıkları, Balkanları ve Doğu Avrupa’yı işgal etmesi ve Batı Avrupa’da fukaralık nedeniyle komünist partilerin güçlenmesi yani devrim ihtimalinin ortaya çıkması Beyaz Saray’ın yaklaşık 130 yıldır sürdürdüğü politikayı terk etmesine yol açtı. Başkan Truman tarafından ilan edilen yeni doktrine göre dünya ikiye bölünmüştü: ABD’nin liderlik ettiği hür dünya ve SSCB önderliğindeki komünist devletler. ABD komünist devletlerle komünizmi yok edene kadar mücadele edecekti.

SSCB yıkılınca, ABD, Fukuyama’nın ‘’Tarihin Sonu’’ tezini benimsedi. Amerika zafer kazanmıştı. Rakipsizdi. Hedef bütün dünyaya, liberal demokrasiyi ve kapitalizmi benimsetmekti. 11 Eylül saldırıları ABD’nin Huntington’un Medeniyetler Çatışmasını tezini benimsemesine yol açtı. Büyük Ortadoğu Projesi, bu tezin sahadaki uygulamasıydı. Ortadoğu’daki diktatörlükler ve yapay devletler, fukaralık ve batı karşıtı teröristler üretiyordu. Ortadoğu da diktatörlükler yıkılmalı liberal demokrasi kurulmalıydı. Etnik sorunları çözmek için gerekirse devletler bölünmeliydi. Ortadoğu kapitalist düzene eklemlenerek kalkınmalıydı.........

© Habererk