Küçük Asya felaketi
1921 yılının Temmuz ayıydı.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Yunan Ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmış, Bursa’nın ardından Kütahya, Eskişehir ve Afyon işgal edilmiş, Batı Cephesi hattı, Sakarya Nehri’nin doğusuna ricat etmişti.
Meclis’in Kayseri’ye taşınmasının tartışıldığı sıkıntılı günlerdi.
Amerikalı bir gazeteci cephe hattına gelerek Yunan Ordusu Generallerinden Nikolas Trikopis ile Eskişehir’deki karargâhında bir görüşme yaptı.
“Ankara’yı da alacak mısınız?” diye sordu.
Trikopis, Eskişehir’i ele geçirmekle görevli Kuzey Grubunun komutanıydı ve heyecanlı bir subaydı. 1868 yılında doğmuş, muhtemelen babasından Osmanlı tebaası oldukları günlerin hatıralarını dinleyerek büyümüştü. Oralardan gelip Yunanistan topraklarını Ege ile birleştirmek hayali olan “Megali İdea”nın uygulayıcılarından biri olmak gururunu okşamıştı.
Gevrekçe güldü. “Ankara çantada keklik” dedi. “Daha da ileri gideceğiz. Yakında Talas’ta Amerikan Kolejinde kahve içeceğim.”
Talas, Kayseri’nin bir ilçesiydi ve 1800’lü yıllardan itibaren açılmaya başlayan misyoner okullarından birinin de merkeziydi.
Bunu söylerken hem Amerikan hükümetine selam göndermiş hem de Meclis’in Kayseri’ye taşınma tartışmalarına atıfta bulunmuştu.
Eski efendilerini hafife aldığı bu görüşmenin üzerinden çok değil bir ay geçti. 23 Ağustos’ta başlayıp 22 gün süren Sakarya Muharebeleri, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Bu tarihten sonra Yunan ilerleyişi tümüyle durdu.
Bundan sonraki süreç, onların işgal bölgelerinde tutunma çabalarıyla geçti. Sakarya’nın doğusunda ise işgalcileri söküp atmak için yoğun bir hazırlık dönemi başladı.
Yunanlılar, Anadolu’ya gönderdikleri askeri kuvvetlere “Küçük Asya Ordusu” adını vermişlerdi. Ordunun ilk başkomutanı General Papulas, Sakarya yenilgisinden sonra görevden alınıp yerine General Hacıanestis getirildi. Trikopis de, bu komuta değişikliği esnasında Güney Grubuna atandı. I. Kolordu Komutanı olarak karargâhını Afyon’a taşıdı.
Sakarya yenilgisi komuta kademesini sarsmakla........
