menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bin yıl sürecek” dedikleri ruh can çekişiyor!

50 0
27.02.2026

“Gerekirse bin yıl sürecek” denilen lanetli 28 Şubat darbesinin 29. yıldönümü.

Bundan önceki askeri müdahaleler, “iç güvenlik” ve “demokrasi” bahanesiyle yapılırken…

Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat’ta, doğrudan ülkenin asli unsuru olan Müslümanlar hedef alınmıştı.

Dindar insanları “PKK’dan daha tehlikeli” gören cuntacı komuta kademesi, Müslümanların en doğal reflekslerini bile “irtica” kapsamında değerlendiriyordu.

Darbenin ayak seslerinin duyulduğu 22-25 Ocak 1997 tarihleri arasında Gölcük’te bir araya gelen dönemin kudretli paşaları, sözde Türkiye'ye yönelik “iç” ve “dış tehditlere” ilişkin olağanüstü şura niteliğinde bir değerlendirme toplantısı yapmıştı.

“Donanma Komutanlığı Harp Oyunu” kapsamında düzenlenen ve tam 72 saat süren toplantıda;

“Paşaların güvenliği”, “Meclis komisyonlarına çağırılmamaları” ve “heykel dikme özgürlükleri” gibi kararlar alınırken, sözde laik cumhuriyete yönelik tehditlerden de “beyhude gayretler” şeklinde bahsedilmişti.

O dönem siyasetin tam göbeğinde yer aldıkları halde, “Ordu'yu iç politikaya çekme gayretleri üzüntü vericidir” şeklindeki açıklamalarla göz boyayan TSK yönetim kademesi;

“Ramazan nedeniyle mesainin iftar saatine göre ayarlanması, cuma namazı düzenlemeleri ve kılık kıyafetler” üzerinden, cumhuriyet tarihinde ilk defa kamu çalışanlarına “ibadet özgürlüğü” sağlamaya çalışan Refahyol hükümetine parmak sallamıştı.

Cuntacı paşalar, Müslümanların ibadet özgürlüğüne yönelik düzenlenmelere şiddetle karşı çıkarken…

“BÇG” ve “Başbakanlık Takip Kurulu” ajanları ise il ve ilçelerdeki camilerin etrafında cirit atarak, namaza........

© Haber7