CHP ne istiyor: Ara seçim mi, Silivri’ye tünel mi?
Türkiye’de ara seçim tartışmaları, pratik ve pragmatik bir hedefle harmanlanmış teknik bir anayasa hukuku meselesi gibi görünse de, siyasal sistemin işleyiş mantığı, anayasal kurumların sınırları ve demokratik meşruiyetin doğası açısından son derece kritik bir eşiğe işaret etmektedir.
Özgür Özel tarafından son günlerde ısrarla gündemde tutulan ara seçim çağrıları, muhalefetin yapması gereken “seçim talebi” gibi görünmekle birlikte içerik itibarıyla bu çağrıların arkasındaki saiklerin sorgulanması gerekmektedir.
Zira anayasal sistemlerde bazı mekanizmalar vardır ki, bunlar olağan siyasal rekabetin araçları değil, istisnai durumlar için öngörülmüş güvenlik supaplarıdır. Ara seçim de tam olarak bu tür bir mekanizmadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ara seçim kurumunu düzenlerken bilinçli bir sınırlama rejimi kurmuştur. Bunun nedeni açıktır: Temsili demokrasinin sürekliliği ile siyasal istikrar arasında hassas bir denge kurmak.
Eğer her siyasal taktik veya stratejik hedef için seçim mekanizmaları devreye sokulabilseydi, sistem kısa sürede bir “sürekli seçim rejimine” dönüşür ve bu da yönetilebilirliği ciddi biçimde zedelerdi. Bu nedenle anayasa koyucu, ara seçimi hem zaman bakımından hem de sayısal eşikler bakımından kısıtlamış, onu istisnai bir enstrüman olarak tanımlamıştır. Bugün gelinen noktada, bu istisnai mekanizmanın olağan bir siyasal araç gibi tartışmaya açılması bile, başlı başına anayasal mantığın zorlandığını göstermektedir.
Anayasa’nın 78. maddesi ara seçimlerin hangi şartlarda yapılabileceğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Buna göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilebilmesi mümkündür; ancak bu yetki sınırsız değildir. Öncelikle genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmeden ara seçim yapılamaz. Bu şart oluştu diyelim, bir yasama dönemi içinde yalnızca bir kez ara seçim yapılabilir, burada da sorun yok. Ancak boşalan milletvekili sayısı toplam üye sayısının yüzde beşine ulaşırsa ara seçim yapılması zorunlu hale gelir. Peki bu sayıya ulaşan bir boşalma var mı? Yok. Boşalan üye sayısı şu anda sekiz. Yüzde beş için ihtiyaç duyulan ek boşalması gereken sandalye sayısı ise yirmi iki…
Bu düzenlemeler, ara seçimi keyfi bir siyasi araç olmaktan çıkarıp, belirli objektif koşullara bağlayan bir güvence sistemi oluşturur. Mevcut tabloda bu eşiklerin oluşmamış olması, tartışmanın hukuki zorunluluktan ziyade siyasi iradeye dayandığını açık biçimde ortaya koymaktadır.
Diyelim ki CHP mevcut milletvekillerinden bir kısmını istifa ettirdi, dilekçelerini verdirdi; otomatik bir şekilde üyelik sona ermiyor ki. Burada, milletvekilliğinin sona ermesi ve boşalma hallerinin nasıl doğduğu da bu tartışmanın merkezindedir.
Anayasa’nın 84. maddesi........
