Ticaret şirketleri uzun süren davalar nedeniyle sigorta teminatlarından bekledikleri faydayı görememektedir
Bilindiği üzere günümüz iş dünyasında belirsizlikler ve riskler kaçınılmazdır. Özellikle ekonomik dalgalanmalar, doğal afetler ve operasyonel aksaklıklar tacirlerin ticari faaliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Sigorta, özellikle riskli faaliyetlerde bulunan ticaret şirketleri için hayati bir önem taşımaktadır. Ayrıca faaliyet alanı ne olursa olsun her ticaret şirketi aşağıdaki risklerle karşı karşıya kalmaktadır.
Yangın, sel, deprem gibi fiziksel riskler,
Makine arızaları, üretim durmaları gibi operasyonel riskler,
Beklenmeyen giderler ve gelir kayıpları gibi finansal riskler,
Üçüncü şahıslara verilen zararlar gibi hukuki riskler
Ticaret Şirketleri bu risklerin işletme üzerindeki etkisini minimize etmek ve faaliyetlerin kesintiye uğramasını önlemek için yüksek primler karşılığında sigorta yaptırmaktadır. Sigorta, ticaret şirketlerinin beklenmedik durumlar karşısında finansal istikrarını korumasına yardımcı olurken, uzun vadeli ticari faaliyetlerini planlamak için önemli bir güvence de sağlamaktadır. Sigorta zararların kontrol altına alınmasını ve kriz dönemlerinde hızlı toparlanmayı sağladığından, yalnızca koruyucu değil aynı zamanda stratejik bir planlama aracı olup, ticaret şirketlerinin sürdürülebilirliğini sağlayan kurumsal risk yönetiminin en önemli yapı taşlarından biridir.
Yukarıda belirttiğimiz faydaları nedeniyle sigorta, kural olarak ticaret şirketlerine çok hızlı likidite sağlayarak onları her türlü risklere karşı koruyup üretimlerini sürdürmesini sağlasa da, ticaret şirketleri ile sigorta şirketleri arasında sigorta teminatının kapsamı ve zarar miktarı konusunda uyuşmazlık çıkması halinde ticaret şirketleri sigortanın saydığımız bu faydalarından ne yazık ki, istediği ölçüde yararlanamamaktadır. Zira uzun süren davalar nedeniyle ticaret şirketleri sigorta şirketlerinden hak kazandığı tazminatına çok geç kavuşmaktadır. Bir sigorta davası ilk derece mahkemesinde ortalama olarak 2 yıl sürmekte, istinaf yoluna gidildiğinde istinafta da 2 yılda sonuçlanmaktadır. İstinaf mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğunda, Yargıtay süreci de yaklaşık 2 yıl sürmektedir. Yargıtay onama kararı verirse bu şekilde sigortalı zararın meydana gelmesinden ancak 6 yıl sonra sigorta şirketinden hak kazandığı tazminatını tahsil edebilmektedir. Daha da kötüsü, Yargıtay onama yerine bozmaya karar verirse, aynı süreç tekrar başlamakta ve davanın nihai olarak sonuçlanması bu defa 10 yılı bulmaktadır. Ticaret şirketlerinin teminat altına aldıkları riskler büyük olduğundan........
