Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), uzun yıllardır Kıbrıs meselesini yalnızca müzakere masasında değil, Avrupa Birliği’nin sağladığı siyasi ve hukuki imkânlar üzerinden yürütmeye çalışıyor. Rum liderliği, AB üyeliğini genellikle bir “hak arama zemini”nden çok, karşı tarafı sıkıştıracak bir “baskı aracı” gibi kullanmayı tercih etti. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, bu stratejinin Avrupa’da ciddi bir güven ve prestij kaybına yol açtığını açıkça gösteriyor.
Fransız Yargıtayının, Rum Yönetimi’nin iş insanı Behdad Jafari hakkında çıkardığı Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’nin uygulanmasını reddeden Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi kararını kesinleştirmesi, sadece bir dava dosyasının kapanması değildir. Bu karar aynı zamanda, GKRY’nin Kıbrıs’taki mülkiyet meselesini bireyler üzerinden kriminalleştirme çabasının Avrupa’da karşılık bulmadığının ilanıdır.
Dahası, kararın “net ve kesin” şekilde sonuçlanması, Rum yönetiminin bu dosyayı daha ileri taşıma, siyaseten büyütme ve Avrupa kamuoyunda yeni bir baskı alanı oluşturma beklentisini boşa çıkardı. Burada asıl dikkat çekici olan şudur: Avrupa’nın en yüksek yargı mercilerinden biri, GKRY’nin “hukuk” üzerinden kurmaya........
