Türkiye'yi İran'la savaştırmak isteyenlere karşı biri Tahran'dan, diğeri Ankara'dan iki kuvvetli mesaj geldi
Trump bazen öyle şeyler söylüyor ki, içinizden bu savaş yarın bitecekmiş diye geçiriyorsunuz.
Ama bazen de öyle cümleler kuruyor ki, bu savaş uzayıp gidecek, hiç bitmeyecekmiş gibi düşünüyorsunuz.
Sorular zihinleri tırmalıyor…
Trump’ın bu hali, cahilliğin getirdiği bir boşboğazlık mı?
Yoksa bilinçli bir ‘öngörülemezlik/unpredictability politikası mı?
Bir ara, Trump’la yapılan görüşmelerin içeriğinden haberdar olan üst düzey bir isme “Dışarıdaki hali ile içerideki (yani kapalı kapılar arkasında yapılan görüşmelerde) hali aynı mı” diye sorduğumda şu cevabı almıştım.
“Yok öyle değil. İçeride ‘rasyonel’ bir Trump var”
Buradan hareket ettiğiniz takdirde, Trump’ın pek yaman çelişkiler arz eden konuşmalarında bilinçli bir ‘belirsizlik’ politikası uyguladığını düşünmeden edemezsiniz.
İşte bu yüzden, sırf bu yüzden…
Bu belirsizlik politikası savaşın gidişatını da belirsizliğe itiyor, bazen hemen bitecek gibi olan savaş, bazen de hiç bitmeyecekmiş gibi görünüp, bütün dünyayı endişeli bir iklime sevk ediyor.
İRAN KARAR VERMEKTE ZORLANIYOR GİBİ…
21 yaşındaki çocuğunu aşırı doz uyuşturucudan kaybeden ve “Ebeveynler çocuklarını gömmek zorunda kalmasınlar” mottosuyla çatışma bölgelerinde arabuluculuk misyonunu kendine iş edinen Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un girişimleri İran’la barış için bir umut oldu.
Trump dünkü konuşmasında, Witkoff’un girişimiyle hazırlanan 15 maddelik barış planını kabul etmemesi halinde, “ABD İran’ın en büyük kabusu olacaktır” dedi.
Bu 15 maddelik barış planı, İran’ı ceza/mükafat ikilemi içinde bir tercihe zorluyor.
Yansıyan haberlere göre, şu türden başlıklar var bu planda:
-İran’ın nükleer uranyum zenginleştirmesi ciddi şekilde azaltılacak. Bu çalışmalar uluslararası denetime açılacak.
-İran’ın balistik füze geliştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması gerekiyor.
-Yine İran’ın Hizbullah, Husiler, Irak’taki milisler başta olmak üzere bölgedeki........
