Türkiye’nin ‘yürüyüşünü değiştirebilecek’ fırsatlar…
Dünya’nın jeopolitik dengesinde çok nadir zamanlarda görülecek türden bir ‘Topluca yerinden oynama’ hali söz konusu.
Eş zamanlı olarak her yerde fay hatları hareket geçmiş durumda.
Kurala dayalı uluslararası düzenin yerine yeni düzen arayışları ön plana çıkmış durumda.
Bazı görüşlere göre 1945 düzenini kuranlar, şimdi bunu yıkıyorlar.
Yenisini kurmak üzere…
Buradan şuraya gelelim:
ABD, artık bilindiği üzere kendi dış politikasına da yeni bir format atıyor.
İran savaşı bir şekilde ‘paranteze’ alındıktan sonra Trump’ın MAGA ideolojisine uygun adımlarla ilerlemesi mukadder.
Kendisini de iktidara taşıyan o ideoloji ne diyor?
“Yeniden Büyük Amerika” projesi için ABD, artık Avrupa’da ve Ortadoğu’da ‘jandarmalık’ yapmamalı.
Müttefiklerle ilişkilerde ‘himaye’ anlayışının yerini ‘ortaklık’ anlayışı alsın istiyorlar.
Geçenlerde bunu Savunma Bakanı Hegseth açıkça dile getirdi.
Ankara’da Tayyip Erdoğan liderliğinde 24 yıldır iş başında olan ve ‘Uydu müttefiklik’ anlayışını reddedip, yerine ‘göz hizasında’ ortaklık isteyen bir yönetimin bulunması, bu yeni Amerikan yönelimiyle örtüşüyor.
Başka bir cümleyle tarif etmek gerekirse:
Türkiye’nin ‘yumuşak gücünü’ tehdit olarak gören önceki anlayışın yerini ‘Fırsat’ olarak gören yeni bir anlayış almış görünüyor.
MAGA projesinin ideologları açısından Ortadoğu’nun ABD’ye hiçbir fayda sağlamayan ve sonu gelmeyen savaşlarının (Bu tabir doğrudan onlara ait) Amerikan vergi ödeyicileri (Tax Payers) üzerindeki yüklerini kaldırmanın zamanı geldi de geçiyor bile.
Onlara göre, Batı Yarımküre yani Amerika kıtası ABD’nin arka bahçesi olmalı, öyle kalmalı, orada jandarmalık yapmalı, oranın nimetlerinden yararlanmaya devam etmeli, hasım olarak Çin tehdidine odaklanılmalı ve mücadele sahası olarak........
