SPK fonlarda ne yapmaya çalışıyor?
Son günlerde yatırım fonlarına yönelik yeni düzenleme iddiaları tartışılıyor.
SPK ise bir rehber taslağı üzerinde çalıştığını doğruladı. Çalışmaların sürdüğünü, ancak taslağın henüz tamamlanmadığını açıkladı.
Peki SPK yatırım fonlarında tam olarak neyi değiştirmeye hazırlanıyor?
Fonlara neden müdahale ediliyor?
Çok kazandıran bazı fonlar gerçekten piyasayı mı bozuyor?
Bu sorulara cevap verebilmek için önce yatırım fonunun ne olduğuna, neden bu kadar ilgi gördüğüne bir bakalım.
YATIRIM FONU NEDİR, NEDEN BU KADAR İLGİ GÖRÜYOR?
Yatırım fonlarında çok sayıda yatırımcının parası ortak bir havuzda toplanıyor.
Bu para, profesyonel portföy yöneticileri tarafından fonun stratejisine göre hisse senedi, tahvil, altın, döviz veya diğer yatırım araçlarına yatırılıyor.
Yatırımcı da yatırdığı tutar karşılığında fon katılma payına sahip oluyor.
Fonun değeri yükselirse kazanıyor, düşerse zarar ediyor. Fon katılma payını nakde çevirmek oldukça kolay. Fon türüne göre 2 iş gününde, bazen aynı günde bile nakde dönebiliyorsunuz.
Yatırım verilerine baktığımızda, son yıllarda yatırım fonlarına olan ilginin arttığını görüyoruz. Açıklanan verilere göre, toplam portföy büyüklüğü 12 trilyona liraya ulaştı.
Peki vatandaş neden doğrudan hisse senedi almak yerine fonlara yöneliyor?
Çünkü borsada yatırım yapmak dışarıdan göründüğü kadar kolay değil.
Şirketlerin bilançolarını, borçlarını, kârlılıklarını, sektörlerini ve hisse fiyatlarını sürekli takip etmek gerekiyor.
Üstelik Borsa İstanbul yükselse bile her hisse yükselmiyor; endeks artarken yatırımcının elindeki hisseler yerinde sayabiliyor.
Fonlar ise yatırımcıya tek tek hisse seçmeden, küçük tutarlarla geniş bir portföye ulaşma ve riskini dağıtma imkânı sunuyor. Hangi hissenin alınacağına, ne zaman satılacağına ve portföyün nasıl dağıtılacağına profesyonel ekipler karar veriyor.
Ben de önceki yazılarımda, piyasaları sürekli takip edemeyen küçük yatırımcıların bütün birikimlerini birkaç hisseye yatırmak yerine yatırım fonlarına yatırım yapabileceğini belirtmiştim.
Bu görüşümü bugün de koruyorum.
Ancak her yatırım fonunun iyi yönetildiğini veya sürekli kazandıracağını düşünmek de fazla iyimserlik olur.
Fon yanlış yönetilebilir, aşırı risk alabilir, birkaç varlıkta yoğunlaşabilir veya yüksek yönetim ücreti tahsil edebilir.
Bu nedenle yatırımcı yalnızca geçmiş getiriye değil, fonun neye yatırım yaptığına ve hangi riskleri aldığına da bakmalıdır.
Ne var ki, son dönemde fonlara hücum edilmesinin arkasında başka bir hikâye var.
Bazı fonlar kısa sürede çok yüksek getiriler sağladı.
A Fonu 5 katına, B Fonu 10 katına çıktı…
Bu getirilerin sosyal medya ve fon karşılaştırma platformlarında hızla yayılması, “Fonlar çok kazandırıyor” algısını güçlendirdi. Birçok yatırımcı da fonun aldığı........
