menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Konuşulabilecek” isimleri vurarak, savaşı derinleştirme stratejisi neyi amaçlıyor

39 0
18.03.2026

Amerika ve İsrail’in İran’a çullanmasından az önce İran’da dikkat çektiğimiz bir isim vardı: Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani!

Ali Hamaney’in kadrosunda ama daha rasyonel bir isimdi. İran’da devlet aygıtının kilit noktasında, etkili bir isimdi.

Savaşın hemen başında, “İran’da rejim yeni aktörlerini çıkartır kendini dönüştürür” demiştik. Ve eklemiştik, “Rasyonaliteden ayrılmayan Ali Laricani bu dönemin öne çıkan aktörü olur.”

LARİCANİ, KUDÜS GÜNÜ YÜRÜYÜŞÜNDEN İŞARETLENDİ

Öyle de oldu. İran’da, Hamaney ve üst düzey yöneticilerin ölümünden hemen sonra Laricani, Arakçi ve Pezeşkiyan üçlüsü öne çıktı. Üç ismin en önde olanıysa Ali Laricani’ydi.

Hem kararlı, hem “konuşmaya müsait” profil çizdi.

Savaşın en şiddetli anında Kudüs gününde halkın arasına karıştı. Yürüyüşte boy gösterdi.

Sanırım ne olduysa orada oldu. Komplo teorilerini önemseyen bir gazeteci dostumuz şöyde dedi, “Laricani’nin Kudüs günü yürüyüşünde halkla kucaklaştığı anlardan birinde bir satılmış hain tarafından işaretlendi!”

Yanisi, Kudüs gününde halkıyla birlikte yürüyen Ali Laricani o gün o yürüyüşte bulunan ve İsrail’e satılmış bir ajan-işbirlikçi tarafından işaretlendi. İşaretlemeyi tokalaşmak ya da sarılmak gibi bir eylem sırasında gerçekleştir.

O işaretleme sonrasında İsrail’in hedefi olan Ali Laricani hayatını kaybetti.

İRRASYONALİTE KARAR ALICI OLURSA

Ali Laricani, son haftalarda İran’daki güç dengelerinde öne çıkan isimlerden biriydi.

Amerika tarafından başına ödül konulan biriydi. Hedefteydi.

Aynı zamanda, müzakereye açık, konuşulabilicek bir isimdi.

İsrail konuşulabilecek bir ismi daha katletti!

İsrail’in bu son suiksatı, muhataplarını daha da radikalleştirip saldırganlaştırma maksadı güdüyor. Böylece savaşı daha da derinleştirecekler.

“Şiddetin arttırılması stratejisi”nin hedefi öyle anlaşılıyor ki bölge ülkelerinin ve hatta uzak ülkelerin de savaşa müdahil olmasını sağlamak.

Böylece İsrail içindeki bir grubun “kıyamet” arzusuna İran içindeki sertlik yanlıları da ayak uyduracak ve savaş içinden çıkılmaz bir hal alacak.

MÜCTEBA HAMANEY’İN YENİ REHBER SEÇİLMESİ LARİCANİ’YE DARBE MİYDİ?

Mücteba Hamaney’in yeni dini lider olarak seçilmesine İran’ı takip eden önemli isimlerin yorumu, “Ali Laricani’ye darbe yapıldı” şeklindeydi. Bu yorumu yapanlardan biri de Doçent Ali Burak Darıcalı. Darıca’nın haklılık payı ziyadesiyle var.

Laricani’nin dini lider olarak kardeşini düşündüğü ve ikili bir mekanizmayla rejimi dönüştüreceği fikri dillendiriliyordu.

Ama, Devrim Muhafızları’nın başındaki Ahmed Vahidi, Mücteba Hamaney’i seçtirerek Laricani ve ekibine alt etti.

Vahidi, şiddetin daha da artmasını arzulayan isimlerden biri. Uzlaşmayı kabul etmeyen ve savaşın sonuna kadar devam etmesi yönünde irade beyan eden bir isim. Bir yönüyle İsrail’deki irrasyonal aklın iz düşümü.

Ali Laricani gibi bir ismi önce İran’daki şiddet yanlıları tasfiye etti. Ardından İsrail, ajanları vasıtasıyla işaretlediği Laricani’yi katletti.

Böylece, Amerika ve İsrail’in İran’a saldırısı ile başlayan savaş her geçen gün sönümleneceği yerde daha da şiddetleniyor.

Çünkü, İsrail ve Amerika’daki “kıyamet” senaryosuna inanlara, İran içindeki şiddet yanlıları da katıldı.

Bu savaş nasıl duracak sorusu artık çok daha büyük bir soru olarak ortada duruyor.

İzliyoruz. Endişeleniyoruz.


© Haber7