Savaş nereye?
Analiz, adı üstünde “analitik düşünceden” geliyor. Yani karmaşık olayları anlaşılır parçalara ayırma, aralarındaki ilişkileri belirleme ve gelişim dinamiklerini tahmin etme yönteminden, olaylara bakarken bu yöntemi kullanma becerisinden.
İtiraf etmek lazım, memleketimiz bu açıdan pek şanslı sayılmaz. Ortalık analitik düşünceden nasibini almamış “analist” kaynıyor. Olayların gelişimini duygusal motivasyonların, ideolojik ezberlerin veya kişisel saplantıların gölgesinde değerlendiren bu “uzmanlar”, yanılmaya ve yanıltmaya doymuyor.
İran savaşı konusunda bir kez daha gördük, söyledikleri pek çok şey yanlışlandı. Detaylara girmeye gerek yok, kendi işimize bakalım ve şu kadarını söylemekle yetinelim: Bu köşede yazdığımız, TV ekranlarında konuştuğumuz ne varsa doğru çıktı. Müneccim olduğumuzdan değil, olayları/olguları analitik bir gözle değerlendirdiğimiz ve beklentilerimizi gerçeklerin önüne koymadığımız için.
Ancak, savaşın gelişine ve karakterine dair hemen her tahminde yanılanlar, hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam ediyorlar. Bir yandan İran’a, bir yandan Türkiye’ye don biçmeye kalkıyorlar.
En sade hali ile özetleyecek olursak….
Savaşın geleceği belirsiz. Çünkü Trump’un talebi belirsiz.
Evet, Trump ne istiyor yakın çevresi bile tam olarak bilmiyor. Bildiğimiz,........
